Okuryazar / Yazılar / Saygıyla Anıyoruz yazısını görüntülemektesiniz.

Bu bölümde yer alan yazılar Okuryazar üyelerinin; profillerinde, çeşitli kategorilerde yazdıkları bireysel yazıları, deneme, şiir, öykü, makale, bilimsel araştırma vb. tarzda yazdıkları yazılar ile oluşturulmaktadır.

3 kişi bu yazıyı beğendi
Beğen
Saygıyla Anıyoruz

Saygıyla Anıyoruz

SAYGIYLA ANIYORUZ Atatürk; eğitime, bilime, sanata, spora, yeniliklere ve kadın haklarına çok önem verirdi. Çocukları çok severdi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı hediye etmesi bunun en güzel göstergesidir. Eğitimde fırsat eşitliği, kız çocuklarının desteklenmesi ve özgür düşünceye sahip bireyler yetiştirme hedefi, Atatürk'ün çocuklara yönelik vizyonunun temelini oluşturur. "Küçük hanımlar, küçük beyler!" sözü, çocuklara duyduğu güveni ve sevgiyi açıkça dile getirir. Atatürk'e göre çocuklar saflığı, temizliği temsil ederdi. Etrafında sürekli çocuk görmek isterdi. Onun dilinde çocuk, sevgi demekti. Atatürk; vatanını ve milletini çok severdi. Mustafa Kemal'deki en güçlü sevgi, hiç şüphesiz vatan ve millet sevgisidir. Ondaki özgürlük aşkını yaratan da bu sevgidir. Atatürk, hayvanları da çok severdi. "Foks" isminde bir köpeği vardı. O, lider bir komutandı. Atatürk'ün meşhur sözü: "Ölmeyi emrediyorum. Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimizi başka kuvvetler ve başka komutanlar alabilir." Bu söz, onun kararlılığının en açık göstergesidir. Atatürk'ün ileri görüşlülüğü, bağımsızlık tutkusu ve halkına duyduğu güven sayesinde bir imparatorluk küllerinden doğmuş, çağdaş bir ülke inşa edilmiştir. Sadece 10 Kasım'da değil, her zaman bize bıraktığı emanetlere sahip çıkmamız gerekir. Atatürk; gençlerimize ve bizlere bir gelecek bırakmıştır. 10 Kasım'da yas tutmak yetmez; onun bizden beklediği gibi çalışmalı, üretmeli, ilerlemeliyiz. 10 Kasım bir veda değil, bir hatırlatmadır. Her yıl saat 09.05'te hayat bir dakikalığına durur ve yüreklerde anı, gözlerde yaş, kalpte ince bir sızı hissedilir. Atatürk çok çalışkan bir liderdi. Gençlere çok güvenirdi. "Ey Türk Gençliği!" hitabesi bunun en açık göstergesidir. 10 Kasım, sadece bir yas günü değil; bir lideri anma ve onun fikirlerini yaşatma günüdür. Okullarda yapılan törenler, yazılan şiirler, yapılan konuşmalar hep Atatürk'ün bıraktığı değerlere olan bağlılığımızı gösterir. Atatürk'ün sıcacık bir yüreği, büyük bir kalbi vardı. Çocukluk anıları ve anekdotlar bunun en güzel örneklerindendir. Sevdiği insanlara "çocuk" diye seslenirdi. O, gençlerden kendi fikirlerini ve eserlerini yaşatmalarını istemiştir. Atatürk'ün vecizelerinde (sözlerinde) bu anlayış açıkça görülür. Manevi evlatlarının çokluğu da onun ne kadar büyük bir yüreğe ve sıcak bir kalbe sahip olduğunun sembolüdür. Atatürk her zaman barıştan yana olan bir liderdi. "Yurtta sulh, cihanda sulh." sözü bunun en güçlü ifadesidir. Ordusuna ve halkına her zaman güvenmiştir. Atalarımız savaşları büyük yokluklar içinde, verdikleri mücadelelerle kazanmışlardır. Bu da Atatürk'ün liderliğinin bir göstergesidir. Bize düşen görev; Atatürk'ün açtığı yolda yürümek, onun değerlerini yaşatmaktır. 10 Kasım törenleri ve anma programları, Atatürk'ün düşüncelerini anlama ve yaşatma yolunda atılan önemli adımlardır. Atatürk'ün ilkeleri ve vecizeleri bize yol göstermektedir. Onun ışığı yolumuzu aydınlatmaya devam ettikçe, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır. Atatürk'ün vatan ve millet sevgisi, taşıdığı tüm özelliklerin temel taşıydı. O; mareşal, devlet adamı, yazar, Türk Kurtuluş Savaşı'nın başkomutanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanıydı. Türkiye'yi laik, sanayileşen bir ulusa dönüştüren; kapsamlı ve ilerici reformlar üstlenmiştir. Milletin kalbindeki sonsuz ışık olarak hep var olacak, kalplerimizde yaşayacaktır. O, bizim için hep bir başöğretmen olmuş, ışıklı yolda yürümemizi sağlamıştır. Tüm öğretmenler de bu kutsal mesleği seçerek onun sembolü olmuştur. Atatürk öğretmenleri her zaman ışığı yanan bir kandile benzetmiştir. Atatürk bir tarih değil, bir gelecektir. Geleceği gençlere bırakması bir semboldür. "Benim naçiz vücudum elbet toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır." sözü, onun ölümünden sonra bile yaşadığını kanıtlar niteliktedir. O, her zaman kalbimizde bir ışık olarak yaşayacaktır. Blog yazımızın sonuna gelmiş bulunuyoruz. Yeni yazılarda görüşmek üzere. Sağlıkla kalın...
Beğen, Paylaş ve Yorum Yap
Diğer sosyal mecralarda da paylaşmayı sakın unutma :)
...
Derya Varcin imzasında diyor ki;

Yazmak ; Hayalleri hayata geçirmek için güçlü bir adımdır...

Derya Varcin'ın Profili Derya Varcin'ın Tüm Yazıları

Bu Yazının Yorumları

Son Eklenenler
Son Yorumlar

Beyhudenin Kalemi- 7 saat önce

Şiiri döktüğünde, bitiyor mu peki şiir küllüğündeki... Dinleniyorum

Esma Doğan- 8 saat önce

Nasıl güzelsiniz.Çok teşekkür ederim. Gülümseyen Günler

Ayşe Kay- 16 saat önce

Şiirlerdeki kullanılan kelimeler yazarı yansıtır.Ço... Gülümseyen Günler
Daha Fazlasını Gör