Okuryazar / Yazılar / Emek Seni Takdir Edecek yazısını görüntülemektesiniz.

Bu bölümde yer alan yazılar Okuryazar üyelerinin; profillerinde, çeşitli kategorilerde yazdıkları bireysel yazıları, deneme, şiir, öykü, makale, bilimsel araştırma vb. tarzda yazdıkları yazılar ile oluşturulmaktadır.

  • Yazar: Lavender Realstar
  • Kategori: Deneme
  • Bu yazı Okuryazar’a 10 saat önce eklendi ve şu anda 0 Yorum bulunmaktadır.
  • Gösterim: 12
2 kişi bu yazıyı beğendi
Beğen
Emek Seni Takdir Edecek

Emek Seni Takdir Edecek

Emek çoğu zaman sessiz, şeffaf, bilinmezdir. İnsanlar ilgilenmez çünkü onunla. Bütün tarihte neredeyse tüm insanoğlu için en önemli olan şey önünde görmüş olduğu eserdir. Aslında emeği şeffaflaştırmak biraz yanlış oluyor. Çünkü buna sebep olan şey emek değil, insanoğlunun ta kendisidir. Bir şeyi önüne gelene kadar göremeyecek kadar kör, duyamayacak kadar sağır, bilmeyecek kadar cahildir. Oysa genel olarak bu insanoğlunun suçu değil, toplumun ona yüklediği düşüncelerdir. Zincirlemeyle bizim zamanımıza kadar gelmiş olan bu zincirin ucu görülemeyecek kadar uzaktadır. İşin kötü tarafı, zincirin bitiş ucu bizde değil, uzamaya devam etmektedir. Örneğin bir öğretmenin okutma, bir çiftçinin yetiştirme, bir doktorun iyileştirme çabası değil de iyi not almış öğrenci, raftaki ürün, iyileşmiş hasta göz önündedir çoğu zaman. Bu da emeklerin karşılıksız kalmasına çok iyi bir örnektir, ancak ne yazık ki en iyi değil de en kötü örnek olarak verilebilecek bir örnek. Bunun için aktarabileceğim en iyi örnek başarısızlık olacaktır. Başarısızlığın çeşitleri vardır. İlk başlık çok çalışmasına rağmen başaramayanlardır. En kapsamlı başlık bu olduğu için anlatmayı sonlara bırakıyorum. Biz ikinci başlığı inceleyelim: Başaramamış olan ancak devam eden. Bu genel olarak cesur, fedakar ve kararlı insanlarda görülen bir durumdur. Başaramaz, ama zaten bunun farkındadır. Ağlar, çünkü bunun süreçte olması gerektiğini bilir. Sıkılır, normal olduğu hep aklındadır. Pes etmeye yaklaşır, kendini anormal bulmaz. Evet, başaramayıp pes etmeyen kişilik bu kadardı. Gel gelelim asıl başlığa: çok çalışmasına rağmen başaramayanlar. Bunlar içinde en sık görülen başlık, üstünde pek çok deney yürütülmüş ve tutan önemli bir deney Martin Seligman tarafından gerçekleştirilmiş "Öğrenilmiş Çaresizlik"tir. Peki, nedir bu? Bu olay, insan beyninin başarısızlık duygusunu öğrenmesi ve bir daha yaşanmaması amacıyla harekete geçmemesi ile oluşur. İnsanlar başarısız olduğu ve bir kez daha başarısız olmamak istediği için yaptığı şeyden vazgeçer. Bu da bütün işin ortada kalmasına yol açar. Psikolojide bu, Learned Helpless olarak geçiyor. İnsanlar arasında sık görülen bir başka başlık ise yine üstüne deneyler yapılmış olan "Beyin Enerji Tasarrufu" meselesidir. Bilimsel olarak inceleyecek olursak, beynin zor ve belirsiz şeyleri başarısızlık ihtimali düşük olarak alması, bunun sonucu olarak çabalamaması da bilimsel olarak tanımdır. Psikolojideki tanımı Avoidance Behavior olarak geçiyor. İnsan psikolojisine en çok etki edenlerden biri, yine deneylerle yürütülmüş Marshmallow Olayı’dır. Bu olay, insanların beklentisini karşılamadığı için psikolojik olarak diğerlerine göre daha etkili ve kötü sonuçlar yaratabilmektedir. Tanımı, bir insanın direk başarılı olmak ve emeksiz olarak sonuca ulaşma isteği olarak yapılabilir. Bunun insana zarar verme sebebi ise gerçekleşmemiş beklenti ve kendini o duruma fazla inandırmış olmaktır. Bu durumlar, insanın çalıştığı ve başarmak istediği işten kendini alıkoymasıyla ve başarısızlıkla sonuçlanır. Oysa çalışması gerektiği, başarısızlığın süreç olduğu aklının bir köşesinde olsaydı çoğu kişinin yapamadığını yapmış, başarmış olacaktı. Bir şey başarmak için herkes belli yollardan geçiyor. Bu yollarda yapılan büyük yanlışlardan biri de yolları karşılaştırmak. "Onun yolu daha zor, benim hedefim çok ulaşılamaz bir yerde," gibi yorumlar çabuk yorulmaya pes etmeye yaklaştırır. Yine yapılan büyük yanlışlardan biri de sabit düşüncede yakalanmaktır. Kaçmak için geç kalınmaz ama ümitleri tüketip orada takılı kalmak başarısızlık demektir. Nedir bu sabit düşünce? Toplumun belirli kişilere yüklediği şeyler vardır. "Kadın evde durur, erkek adam ağlamaz" gibi. Bu durum elbette ki başarmak için başladığımız yolda da çokça karşımıza çıkar. "Neden böyle bir şeye başladın ki," veya "Bırak da derslerine yoğunlaş," gibi yorumları alan kişi de bırakır. Bu durumda yapılması gereken en mantıklı şey, "Sanane," deyip arkana bakmadan gitmektir. Yakalanıp düşüncelerden kurtulamazsak iş biter. Unutmamalıyız ki, o düşünceden kurtulmak için belli bir zaman yoktur. Kurtulmak yeterlidir, ancak bana soracak olursanız gerçekten kötü bir düşüncedir ve uzak durulmasını tavsiye ederim. Kötü düşünce demişken… Diyelim ki emeğimizi verdik ve sonuç olarak bir şey başardık. Peki, bitti mi? Hayır. Gözlerini aç, kulaklarının tıkaçlarını çıkar. Ne gördün, insanlar ne dedi sana? "Beceriksiz, anca bunu mu yaptın," "Daha işe yarar bir şey yapsaydın ya!" İşte şimdi işin rengi çok değişti. Gökkuşağı beklentisi kahverengi oldu. Böyle bir durumda bunlarla insanlara karşı duvar örmek bir çare değildir ancak gereksiz olarak nitelendirilen yorumlardan uzak durmak çaredir. İşler bitti, sonuç geldi meselesinden devam edelim. Başarılı olduk mu? Evet. İyi iş başardık mı? Evet. Bitti mi? HAYIR! BİTEMEZ! Daha başarılması gereken onca şeye ne olacak? Ya gece yatarken kurduğumuz tonlarca hayallere? Ya kalbe, ya beyne, ihtiyacı olanlara, başarmayanlara, kıskançlıktan kuduranlara? Herkese ne olacak? Tamam, önemli olan biziz elbette. Bize ne olacak? Adımıza, yapacağımız yeniliklere? Verdiğimiz emekler sonuca ulaşınca umuda kapılıp her şeyi bitirmemeliyiz, bunun yerine neden yeni şeyler denemiyoruz ki? Yol bitmedi! Hayaller var, yıkılmayan bir beden duruyor ortada. Takdir almadın diye mi yıkıldın? Ümitsizleşme, emek seni takdir edecek. Sen sadece kalk ve emek ver, bir de her şeyin yolda olacağını unutma.
Beğen, Paylaş ve Yorum Yap
Diğer sosyal mecralarda da paylaşmayı sakın unutma :)
...

Bu Yazının Yorumları

Son Eklenenler
Son Yorumlar

Neslihan- 4 gün önce

Çok güzel bir yazı. Elinize, emeğinize sağlık. Nesin Vakfı Edebiyat Yıllıkları...

Cafer Muhammed KARAMAN- 1 hafta önce

Emre Bağce- 1 hafta önce

Değerlendirmeniz çok kıymetli Mustafa Bey. Toplumun... Her Şey Proje Olmak Zorunda mı,...
Daha Fazlasını Gör