- Yazar: Emre Bağce
- Kategori: Toplum, Siyaset
- Bu yazı Okuryazar’a 2 saat önce eklendi ve şu anda 0 Yorum bulunmaktadır.
- Gösterim: 53
CHP’de Siyaset Neden Bu Noktaya Geldi?
Siyaset ve iletişim açısından CHP’deki gelişmelere dair genel gözlem, kanaat ve yorumum:
1. CHP son yıllarda aşırı yıprandı.
2. 2023 sonrası, siyasetçiler makam ve mevkilerini konsolide etmek ve kendilerine yönelik iddiaları müphemleştirmek için süreçleri, partilileri ve seçmeni bir tür koruma kalkanı olarak gördü.
3. Partide gücü elde tutabilmek için partililer ve seçmenler kızgın, öfkeli bir siyaset anlayışıyla mobilize edildi.
4. Partililerin ve seçmenlerin zihin ve duygu dünyası; iç-dış düşman, ihanet ve yok oluş söylemleriyle aşırı biçimde yıpratıldı.
5. Sonuçta hem partililer hem de seçmenler ciddi şekilde yoruldu, örselendi ve travmatize oldu.
6. Bu sırada, mitinglerde ve çeşitli gösterilerde görüldüğü kadarıyla marjinal küçük parti ve aktörler CHP’yi kavga ve çatışma siyasetine doğru çekti. Parti de giderek toplumun merkezinden uzaklaşmaya başladı.
7. CHP’de bir grup siyasetçi, bu atmosfer üzerinden kendisini koruyan, haklılaştıran ve parti içindeki konumunu sağlamlaştıran bir siyasal ortam oluşturmaya çalıştı.
8. Bu süreçte, Lord Acton’un “Güç bozar, mutlak güç ise mutlak surette bozar” sözü; belediyeler etrafındaki iddialar, tartışmalar ve çeşitli süreçlerde kendisine karşılık buldu.
9. Tüm bu süreçlerde parti içi ayrışmalar, tartışmalar ve anlaşmazlıklar daha da derinleşti. Yargı süreçleri, mahkemeler ve yolsuzluk iddiaları da taraflar arasındaki gerilimi daha keskin hale getirdi.
Taraflar açısından ayrıca şu notu da önemli görüyorum:
Bu süreçlerin hiçbirinde topluma ve partililere; “Ne oluyor?”, “Neden oluyor?”, “Nasıl oluyor?”, “İşin aslı nedir?” gibi sorulara doyurucu, açık ve güven verici bilgiler ve cevaplar verilmedi. Bu tür makul soruların sorulması "partiye, demokrasinin son kalesine içeriden, dışarıdan operasyon yapılıyor" türü söylemlerle devre dışı bırakıldı. Partililer ve toplum ayrıştı, kutuplaştı. Böylece sert, çatışmacı bir siyaset anlayışı üzerinden partililer veya seçmenler arasında ortak bir konuşma zemininin oluşması da bertaraf oldu. Neredeyse her şey polemik ve demagoji konusu haline getirildi. Siyasetçiler öyle davrandı, gazeteciler öyle davrandı; hatta akademisyenlerin bir kısmı bile öyle davrandı. Herkes kendi tarafını haklılaştıracak, karşı tarafı kötü gösterecek ve insanları kendi safına çekecek şekilde pozisyon aldı. Bana göre, bugünkü noktaya biraz da böyle gelindi.Bundan sonra ne olabilir?
1. Yeni yönetim yaraları sarabilir de, süreç daha ağır bir kangren haline de gelebilir. Bunu zaman gösterecek. 2. Diğer yandan yönetimden düşen tarafın, ikilik ve gerilim üzerinden ilerlemeye çalıştığı görülüyor. Ben bu tutum ve hareket tarzını yukarıda çizdiğim çerçeve kapsamında makul ve sonuç alacak, topluma değer katacak bir yol-yöntem olarak görmüyorum. Belki bir parti kurmayı düşünüyorlarsa, oraya gidişin zeminini oluşturmak ve CHP'den üye çekebilmek için öyle davranıyor olabilirler. Ancak bunun toplum nezdinde güçlü bir karşılık bulacağını sanmıyorum. “Keskin sirke küpüne zarar” denir. Yine atalarımızın söylediği gibi: “Öfkeyle kalkan zararla oturur.” 3. CHP, bundan sonra kişisel çekişmelerle enerjisini tüketmek yerine toplum menfaatini önceleyen bir bakışı benimserse kısa sürede toparlanır. Hatta yaklaşan seçimlerde kimsenin hayal edemediği başarılar da elde edebilir. Fakat tersine, parti içi mücadeleler ve kişisel hesaplaşmalar büyürse, bu süreç partinin gücünü hayli zayıflatır. Bunları -ve bundan sonra neler olacağını- zaman gösterecek. "Su akar, yatağını bulur" der yine atalarımız. Partililer, toplum ve ülke için umarım sonuçları hayırlı olur. Not: Lütfen bu görüşleri sağa sola çekmeden, sakin ve makul bir çerçevede değerlendirin. Parti içi çekişmelerde duygusal olarak fazlasıyla örselenmiş, öfke ve gerilim içinde olan kişiler de bana cevap yetiştirmeye çalışmak yerine, konu üzerine biraz düşünmeye çalışsın.Beğen, Paylaş ve Yorum Yap
Diğer sosyal mecralarda da paylaşmayı sakın unutma :)
...
Emre Bağce imzasında diyor ki;
Hayata umutla bak.
Emre Bağce'nin Profili Emre Bağce'nin Tüm YazılarıBu Yazının Yorumları
Son Eklenenler
Son Yorumlar
Mesut Koç- 4 gün önce
Eğitim, deneyim, liyakat gideli çok oldu. Dönmeleri... 21 Mayıs 2026
Zeliha- 1 hafta önce
Gürültülü panayırını bırakıp sakin bir ağaç gölgesi... Her Şeyin Anlık Olduğu Bir Yerd...
Mustafa Atagün- 1 ay önce
Yapacak çok şey vardır. İnsanlık bunu gönlümüzün is... Yağma Düzeni