Bir ülkede kurumları çürütmek, toplumu çökertmek isterseniz, ödül-ceza sistemini tersine uygulayın. Başarılı, çalışkan olanlara ödül vermeyin, aksine cezalandırın. Liyakatsiz, kural tanımazlara ise bol bol ödül verin. Her alanda yıkıcı etkilerini vakit geçmeden görürsünüz.🌿🏺
Bir evladımızın kaybına dair: 14 yaşında körpe bir fidan. Babası 5-6 ay önce vefat etmiş Annesi başka şehirde. Şehrin ortasında, sel sularında elektrik akımına kapılıp hayatını kaybediyor Ah çocuğum! Ayakkabılarını da ıslanmasın diye çıkarmış. Vebali hepimizin üzerinde değil mi?
Okuryazar'da yeni yazım: Sorumluluk Olmadan Özgürlük Olur mu? Basın Etiği Üzerine Bir Muhasebe
Sorumluluk Olmadan Özgürlük Olur mu? Basın Etiği Üzerine Bir Muhasebe
Bizim ülkemizde başta gazeteciler ve siyasetçiler olmak üzere pek çok kimse basın özgürlüğünden söz eder; ancak bu özgürlüğün manası, muhtevası ve koş...Devamını oku
Topluma dair bir gözlem ve kanaat: Gençlerde madden, mânen bir keyifsizlik, umutsuzluk hâli hâkim. Yaşlılar da kaygılı, güvensiz. Âdeta herkes yalnız başına bırakılmış gibi. Bir kimse kendini huzurlu hissetmiyorsa, toplum onun yanında yer almıyorsa, hepimiz kusurlu ve suçluyuz.
İnsan istekli olmalı, gayretli olmalı. İyileri örnek almalı. Gıpta etmeli. Çalışmalı, üretmeli. Kendine, içinde yaşadığı topluma, insanlığa değer katmalı. Ama hırslı olmamalı, haset olmamalı. Başkalarını maşa gibi kullanmamalı. Sınırını aşmamalı. Sonu rezillik ve felaket oluyor.
Bugün yaşadıklarımız kendiliğinden değil, iyi kötü bizden önceki kuşakların ve bizlerin bir ürünü. Kimi vakit tercih ve isteklerimizin kimi vakit endişelerimizin, korkularımızın, hırslarımızın bir sonucu. Bu yüzden değişir, düzelir. Yeter ki biz samimi, dürüst olalım. İsteyelim.