Okuryazar / Yazılar / Bataklıktan Kurtuluşun Tek Yolu: Dürüst ve Ahlaklı Bir Toplum yazısını görüntülemektesiniz.

Bu bölümde yer alan yazılar Okuryazar üyelerinin; profillerinde, çeşitli kategorilerde yazdıkları bireysel yazıları, deneme, şiir, öykü, makale, bilimsel araştırma vb. tarzda yazdıkları yazılar ile oluşturulmaktadır.

11 kişi bu yazıyı beğendi
Beğen
Bataklıktan Kurtuluşun Tek Yolu: Dürüst ve Ahlaklı Bir Toplum

Bataklıktan Kurtuluşun Tek Yolu: Dürüst ve Ahlaklı Bir Toplum

Ülkenin bu hâle gelmesinin pek çok sebebi bulunuyor. Bunlardan biri toplumun ahlak ve adaleti önemsememesi. Bir diğeri ise; sen-ben kavgası ile şahsi menfaat peşinde koşan en başta siyasetçiler, gazeteciler olmak üzere pek çok kifayetsiz, muhterisin tamahkârlığı. "Devlet malı deniz, yemeyen domuz" zihniyeti her yanı sarmış; herkes kendi küpünü toplumun diğer üyelerinin zararına doldurmanın peşinde. Kayırmacılık, liyakatsizlik, ödül-ceza sisteminin tersine işlemesi, verimsizlik, iş bilmezlik... Bu liste uzar, gider. Çıkış mı? Ahlakı benimseyip yeni, temiz bir anlayış inşa etmek. Başka yol görünmüyor. Toplumda anomi, kuralsızlık, amaçsızlık, güvensizlik derinleşerek yayılıyor. Kimse kimseye güvenmiyor. Herkes "ben ne kaparım" derdine düşmüş. "At hırsızı" diye tabir edilenler cirit atıyor. Oysa böyle olmak zorunda değil. Dürüst, ahlaklı insanlar ülkede ahlak ve dürüstlüğü yeni bir ruhla mayalayabilir. Tekrar ediyorum. Sayısı az veya çok olabilir, fakat gerçekten dürüst insanlar ülkenin ahlakını yeniden mayalayabilir. Nasıl mı? 1) Önce, siyasi görüşü, partisi, ideolojisi, kimliği, mezhebi, cinsiyeti, yaşı, eğitimi, memleketi ne olursa olsun, samimi, dürüst insanlar buna inanır, birbirlerine güvenir, toparlanır, bir araya gelir. 2) Sonra yeni değerlerin yeşereceği bir zemin ve anlayış oluşturulur. 3) Ülkeyi saran gürültü ortamında, topluma ortak, güvenilir bir ses verilir. 4) Toplum olarak, bataklık alandan adım adım çıkılır; ortak zemin iyileştirilir, güçlendirilir. Böylece daha insani, müreffeh koşulların hâkim olduğu bir çevre ve ortam inşa edilir. Mesele şu: Var mıyız, yok muyuz? Dürüst ve ahlaklı bir toplum istiyor muyuz, istemiyor muyuz? *** Ülke gerçekten insanı tüketen, yoran, canından bezdiren bir yere dönüştü. Ne çok kişi soygun, yağma, talana girişmiş; canım ülkemiz gırtlağına kadar yolsuzluk, usulsüzlük içine batmış. Büyük çoğunluğu, hiç parti fark etmeden ifade edelim, kasaba kurnazı siyasetçiler, yanındakiler, yöresindekiler, eş dost akrabaları. Gerisi at hırsızı iş takipçileri, vurguncular. Kurumları sarmış, herkese ait olan kaynakları, değerleri ağlarına düşürmüşler. Onun için, şu an herhangi bir kimsenin çektiği maddi, manevi sıkıntı ve çile sebepsiz, boşuna değil. Biraz akıl ve ahlak penceresinden bakınca, tüm bu yaşananların yıkıcı, açlık, perişanlık üreten sonuçları böyle olmasa; düzensizlik, kuralsızlık, yokluk ve sefaletle sonuçlanmasa cidden o zaman şaşırmak gerekir. Buna ne can dayanır, ne de ülke. Daha acı olan ne biliyor musunuz? Toplum büyük ölçüde izlemekte veya kendi tarafına göre, kayıkçı kavgası yapan siyasetçilerin yönlendirmesine göre, sen-ben kavgasında piyonluk yapmakta. Fanatikçe kendi tarafındakilerin pisliğini savunmakta, ya da susarak geçiştirmeye çalışmakta. Fakat maalesef neredeyse hiç kimse "partizanca davranmayarak, senin-benim demeden tüm pisliklere hayır diyerek, bu bataklıktan çıkabiliriz" dememekte. Ben kanaatimi tekraren söyleyeyim. Mevcut siyaset zihniyetinin dışında, dürüst ve ahlaklı insanlar bir araya gelip toplumun önünde dürüst, ahlaklı yeni bir alan açılması için çaba göstermezse, çok daha çirkin, daha bataklık, daha yaka-paça birbirine girilmiş bir akıbet bu toplumu bekliyor. O vakit, şu an "Aman, neme gerek; ben yoluma bakayım!" diyenler de bunun sefil sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalacaktır. Hiç şüpheleri ve şüpheniz olmasın. Bu ülkenin bir vatandaşı, bir akademisyeni olarak ben bir değil bininci kez de olsa, bu uyarı ve hatırlatmayı yapayım. Buradan çıkabiliriz. Herkes kendi şahsında, dürüstlük ve ahlaka bir kez olsun şans versin lütfen. Temiz, ahlaklı, herkesin ortak menfaatini ve refahını sağlayacak bir anlayış ve zemin oluşması için bir tuğla koysun. Dürüstlük ve ahlakı hep birlikte yeşertelim, toplumda hakim kılalım. Bunun için az sayıda dürüst ve ahlaklı insan dahi toplumda ilk mayalanmayı sağlayabilir. Emin olun, bu mümkün. Yeter ki; Kendimize güvenelim. Kendimize saygı duyalım. Topluma değer verelim. Kendi şahsımızda ahlaka, dürüstlüğe bir şans tanıyalım. Toplumun bugününün ve geleceğinin ışıması, herkesin ferah bir nefes alması için dürüstlüğe sarılalım. Bataklıkta boğulmayı kabullenmeyelim. Yalnız, aciz, çaresiz değiliz, değilsiniz. Evet, toplum olarak hep birlikte başarabiliriz. Evet, ülkesini seven kimseler olarak yapabiliriz, bu bataklıktan ve girdaptan çıkabiliriz. Hem de o kadar kolay çıkarız ki... Sevgilerimle...
Beğen, Paylaş ve Yorum Yap
Diğer sosyal mecralarda da paylaşmayı sakın unutma :)
...
Emre Bağce imzasında diyor ki;

Hayata umutla bak.

Emre Bağce'nin Profili Emre Bağce'nin Tüm Yazıları

Bu Yazının Yorumları

Son Eklenenler
Son Yorumlar

Cafer Muhammed KARAMAN- 3 hafta önce

Çok güzel bir yazı olmuş. Son Mesaj

Neslihan- 3 hafta önce

Çok içten bir yazı, yüreğinize sağlık. 👋🦋🌸 Son Mesaj

Murat karaduman- 2 ay önce

Teşekkürler düşünce sisteminiz farklı bakış açıları... İyi İnsanlar Neden Acı Çeker?
Daha Fazlasını Gör