- Yazar: Hasret AKSOY
- Kategori: Toplum
- Bu yazı Okuryazar’a 17 saat önce eklendi ve şu anda 0 Yorum bulunmaktadır.
- Gösterim: 11
Biz neredeydik?
Biz Neredeydik?
Yıllar önceydi…
Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan, bir eğitim programında 15 yaşında hayatını kaybeden bir liseli gencin ardından Bursa Anadolu Gençlik Derneği başkanına dönüp şu soruyu sormuştu:
“Biz neredeydik? Biz neden o çocuğa ulaşamadık?”
Ardından cümle daha da ağırlaştı:
“Bu toplumda şiddete yönelen, uyuşturucuya, alkole, zinaya düşen her bir gençten hepimiz sorumluyuz.”
O sözler, sadece o güne değil, bugüne de söylenmişti aslında. Çünkü her geçen yıl, o sorunun muhatabı çoğalıyor; sorumluluğumuz daha da büyüyor.
Geçtiğimiz yıllarda iki genç kız canice katledildi. Yine bir eğitim ortamında, bu kez başkanımız İstanbul il başkanına dönerek aynı muhasebeyi yaptı:
“Biz neden o gençleri kurtaramadık?”
Ve şimdi…
Bu hafta Kocaali’de bir gencin haberini öğrendik. Duyduğumdan beri uyuyamıyorum. Aklımda dönüp duran tek bir soru var:
Ne derdi vardı?
Ve hemen ardından gelen, daha ağır bir soru:
Biz neden ona ulaşamadık?
Neden kaybettik?
İntihar haberleri artıyor. Gençler sessizce hayattan çekiliyor. Çoğu zaman fark etmiyoruz, fark ettiğimizde ise çok geç oluyor. Ne ara bu kadar yalnız bir toplum hâline geldik? Ne ara birbirimizin yükünü görmez olduk? Ne ara “ben” çoğaldı da “biz” azaldı?
Bugün toplumsal farkındalık dediğimiz şey, yalnızca sosyal medyada paylaşılan birkaç cümleden ibaret olmamalı. Farkındalık; gencin yüzündeki yorgunluğu fark edebilmektir. Mahallede sessizleşen bir çocuğu görebilmektir. “İyi misin?” sorusunu gerçekten merak ederek sorabilmektir.
Her genç bir emanettir. Sadece ailesinin değil; öğretmeninin, komşusunun, arkadaşının, sivil toplum kuruluşlarının ve bu toplumun ortak emanetidir. Bir genci kaybettiğimizde, aslında biraz da kendimizi kaybediyoruz.
Bu yazı bir suçlama değil.
Bu yazı bir vicdan muhasebesi.
Ve belki de hepimizin kendine sorması gereken o soru:
Ben neredeydim?
Rabbim, kaybettiğimiz gençlerimize rahmet eylesin. Geride kalan ailelerine sabır versin. Bizlere ise geç kalmadan fark edebilme basireti, gençlerin yüreğine dokunabilecek merhameti ve sorumluluğu kuşanacak şuur nasip etsin.
Henüz geç değil. Bir gence ulaşabilirsek, bir yüreğe dokunabilirsek, bir yalnızlığı paylaşabilirsek…
Belki de yarın yazılacak acı haberlerin önüne geçebiliriz.
Çünkü umut hâlâ var.
Ve sorumluluk, hâlâ bizim omuzlarımızda.
Beğen, Paylaş ve Yorum Yap
Diğer sosyal mecralarda da paylaşmayı sakın unutma :)
...
Bu Yazının Yorumları
Son Eklenenler
Son Yorumlar
Cafer Muhammed KARAMAN- 1 gün önce
Emre Bağce- 4 gün önce
Değerlendirmeniz çok kıymetli Mustafa Bey. Toplumun... Her Şey Proje Olmak Zorunda mı,...
Mustafa Atagün- 6 gün önce
Karadeniz'de bizler, mısır, buğday, pirinç ekerdik.... Her Şey Proje Olmak Zorunda mı,...