- Yazar: Hasret AKSOY
- Kategori: Toplum
- Bu yazı Okuryazar’a 1 saat önce eklendi ve şu anda 0 Yorum bulunmaktadır.
- Gösterim: 5
Algoritmalar ve Çocuklarımız
Bu hafta İletişim Donanımları dersimizde, son günlerde toplum olarak içimizi yakan güncel olayları dijital mecranın süzgecinden geçirerek değerlendirdik. Ulaştığımız sonuç tek bir kelimeyle özetlenebilir: Teyakkuz. Dijital dünya artık kapımızın önünde değil; çocuklarımızın yastığının altında, avuçlarının içinde yaşıyor. M. Cüneyd Çiğdemli’nin sunduğu analizler, bugün karşımızdaki yapının sadece birer yazılım kodu olmadığını, evlatlarımızın zihnini, ahlakını ve ruhsal dengesini hedef alan derin bir kuşatma aracı olduğunu açıkça gösteriyor. Bizler çocuklarımızın dışarıdaki arkadaş çevresini titizlikle seçerken, dijital dünyadaki asıl "arkadaşları" olan algoritmaları yeterince tanımıyoruz. Bu görünmez yönlendiriciler, evlatlarımızı birer yankı odasına hapsederek onlara sadece duymak istediklerini fısıldıyor ve onları gerçeklikten koparıp sanal bir illüzyonun içine çekiyor. Eğer aileler olarak uyanık olmazsak, o sessiz algoritmalar bizim yerimize çocuklarımıza yeni ve yabancı bir kimlik inşa ediyor.
Unutmamalıyız ki dijital mecrada hiçbir şey sadece göründüğü kadar masum veya sadece eğlence amaçlı değildir. Bir oyunun içindeki renk paletinden bir sosyal medya akımındaki kamera açısına kadar her unsur, aslında bizim duygu dünyamıza sızan birer koddur. Her görselin altında bir duygu kodlaması, her videonun arkasında sinsi bir yaşam tarzı telkini barınmaktadır. Ekran başında her şeyin mükemmel ve parıltılı göründüğü, ancak suyun altında derin bir yetersizlik hissi ve yabancılaşmanın filizlendiği bu temsili dünyada çocuklarımızı yapayalnız bırakamayız. Onları bu devasa labirentin ortasında korumasız terk etmek, geleceklerini de riske atmak demektir. Teknolojiyle aramıza koymamız gereken o eleştirel mesafe, artık bireysel bir tercihten öte hayati bir aile politikası haline gelmiştir.
Ebeveynler olarak bugün en büyük görevimiz, çocuklarımızın ne izlediğinden ziyade o içeriklerin onlara ne hissettirdiğini yakından takip etmektir. Onlara dijitalin sahte ışıltısı dışındaki gerçek dünyanın, doğanın ve kitabın dokusunu bıkmadan hatırlatmalıyız. Dijital dünyadaki her boş alanın bir başkası tarafından doldurulacağını bilerek, evlatlarımızı algoritmaların insafına bırakmayacak bir ferasetle hareket etmeliyiz. Bugün dijital bir uyanışın tam zamanıdır; çünkü bu topraklarda en güçlü savunma hattı, bir anne ve babanın evladının ruhuna sahip çıkan o dikkatli bakışıdır. Çocuklarımızın elinden cihazları almak yerine, onlara o cihazların ardındaki niyetleri okuyabilecek bir zihinsel donanım kazandırmak zorundayız. Kendi değerlerimizle örülmüş bir dijital rehberlik, bu kuşatmayı kırmanın yegâne yoludur.
Beğen, Paylaş ve Yorum Yap
Diğer sosyal mecralarda da paylaşmayı sakın unutma :)
...
Bu Yazının Yorumları
Son Eklenenler
Son Yorumlar
Emre Bağce- 4 gün önce
Teşekkür ederim abı. Var olun. Dilimiz döndüğünce,... Yağma Düzeni
Kadir TEPE- 4 gün önce
Değerli Hocam, yapacak şeyin ne olduğunu çok güzel... Yağma Düzeni
Elif Elçin Akkurt- 5 gün önce
Çok güzel olmuş ellerine sağlık; hem konuyu güzel s... Değişsek Yeter