- Yazar: Merve Başyiğit
- Kategori: Toplum, Kişisel Blog Yazısı
- Bu yazı Okuryazar’a 4 yıl önce eklendi ve şu anda 0 Yorum bulunmaktadır.
- Gösterim: 653
Keşke Durağı
Sobanın, aslında sıcak bir şey olduğunu beş parmağımızı da kızartmadan öğrenmemeye yeminli çocuklardık biz. Anlamak için dokunmak gerektiğini, acı da olsa tatmak gerektiğini düşünürdük. Ne ara mutfak robotu ile yarışır olduk? Parçala! Doğra! Suyunu sık!
Ne elim koktu derdi var, ne de parmağımı da protein niyetine doğradım derdi. Oh! Mis!
Üzgünüz... Yara almadan yara sarmayı öğrenemedik.
Eldiven gibi gerçekle aramıza giren kalkanlar yaptılar. Bazen korudu, ama daha çok hissizleştirdi.
Toprak pistir diye tohum ektirilmeyen bir neslin, aşikârdı; topraktan gelene yabanileşmesi...
Üzgünüz, tohum ekmek denilince ziraat geçti aklımızdan. Onun ehli başkaydı; yüreklere ekmenin sırrına eremedik.
Beğen, Paylaş ve Yorum Yap
Diğer sosyal mecralarda da paylaşmayı sakın unutma :)
...
Merve Başyiğit imzasında diyor ki;
Kutsal inadı olanlar gerekli...
Merve Başyiğit'ın Profili Merve Başyiğit'ın Tüm YazılarıBu Yazının Yorumları
Son Eklenenler
Son Yorumlar
Esma Doğan- 1 gün önce
Çok teşekkür ederim. 😊 Maymun Muzo
Serdar Yıldırım- 1 gün önce
Selamlar. Sayın ve çok değerli Emre Bağce, facede y... Her Şey Proje Olmak Zorunda mı,...
Ayşe Kay- 1 gün önce
Konusu ayrı resmedilişi ayrı güzel çok beğendim. Ba... Maymun Muzo