- Yazar: Emre Bağce
- Kategori: Toplum, Yaşam
- Bu yazı Okuryazar’a 1 ay önce eklendi ve şu anda 3 Yorum bulunmaktadır.
- Gösterim: 281
Hakikati Eğip Bükenlerin Çağında Nasıl Durmalı?
Ülkemizde ne yazık ki pek çok kimse, kötülüklerin ve felâketlerin peşinde dört nala koşuyor.
Adları, kisveleri farklı: gazeteci, siyasetçi, akademisyen, hukukçu, sunucu, fenomen… Ama özleri, ruhları, tiynetleri aynı. Kampları ayrı olsa da hayata bakışları, dilleri, sözleri, peşinde oldukları şeyler birbiriyle tıpatıp.
“Gündem” adı altında, günübirlik olayları her gün iştahla konuşmak; bayağı işleri bir cambaz gibi evirip çevirmek, hakikati durmaksızın eğip bükmek… İşte bunu sanat edinmişler.
Ve hiç kuşkusuz seviyorlar bunu.
Sansasyon, kavga, gürültü, dedikodu, felâket haberi olmadan yapamıyorlar. Bir yerde kötü bir şey yaşanmazsa, “flaş, flaş, flaş”, “son dakika” diye bağıramazlarsa, kendilerini anlamsız, değersiz, boş hissediyorlar.
Giderek daha açık görüyoruz ki; bu kimseler yalnızca kötülükten beslenmekle kalmamış, kimisi kötülüğün bir parçası, kimisi ise bizzat kendisi olmuş.
Sureti haktan görünerek, sanki seni, beni, ülkeyi, insanlığı düşünüyorlarmış gibi yaparak… aslında kötülüğü yayıyor, büyütüyorlar. İyiye, doğruya, umuda dair ne varsa imkânsız hâle getiriyorlar.
Ve farkında mısınız? Bu kimseler giderek çoğalıyor, her yanı sarıyorlar.
Belki de tek yaptıkları, önlerine atılan bir kemiği hak etmeye çalışmak.
Kötülüğün makbul olduğu bir düzende menfaat kapmak, efendilerine yakışır bir uşak olmak, küçük bir makam-mevki edinmek, hırslarının peşinde ucuz ve geçici bir hazza ulaşmak…
Kişisel olarak tüm bunları yapabilirler. Bu süflî, insanlık dışı hâllerine bir sözümüz olmaz.
Ama yaptıkları senin, benim hayatımızı etkiliyorsa; tüm bu düzenbazlıklar tüyü bitmemiş yetimin hakkını gasp etmek için sahneleniyorsa ya da bu gasbı gizlemek için yapılıyorsa…
İşte o zaman durum değişir.
O zaman bu kimselere kalbimiz doğrulabilir mi?
Yaptıklarına onay verebilir miyiz, anlayış gösterebilir miyiz?
Onları hiçbir şey olmamış gibi dinleyebilir miyiz?
Bize her gün biçtikleri rollerin içinde yaşamayı sürdürebilir miyiz?
Onların istediği konuları konuşup, lehlerine tezahürat yapabilir miyiz?
Zerre kadar onur ve haysiyetimiz varsa, bırakın o kimseleri, onlara selam veren, yaptıklarına göz yuman, peşlerinden gidenleri bile dost edinebilir miyiz?
Benim cevabım net: Hayır.
Yapamayız. Ve ahlâken yapmamalıyız.
Siz de kendi cevabınızı bir düşünün derim.
Sevgilerimle…
Beğen, Paylaş ve Yorum Yap
Diğer sosyal mecralarda da paylaşmayı sakın unutma :)
...
Emre Bağce imzasında diyor ki;
Hayata umutla bak.
Emre Bağce'nin Profili Emre Bağce'nin Tüm YazılarıBu Yazının Yorumları
-
Zeliha Kavgadan hayrı kim görmüş de onlar görsün geçici menfaat uğruna her yol mübah vicdan ve hakikate gözlerini açanlar en karanlık anlarda bile umutla ilerler çünkü hakikatin sesi duymak istemeseler de derinlerde yankı yapar - 2 Yanıtlar
Son Eklenenler
Son Yorumlar
Emre Bağce- 1 gün önce
Bu güzel, nazik mesajınız için teşekkür ederim Hüse... Sanalın Yıprattığı Dünyada İnsa...
HÜSEYİN ÇAĞLAYAN- 1 gün önce
Sayın Hocam, o ağacı diktiğiniz için ve çevresini g... Sanalın Yıprattığı Dünyada İnsa...
Fatih Man- 6 gün önce
Teşekkür ederim. Hikayenin Bittiği Yerdeyim