Okuryazar / Yazılar / Çatışma perileri 3 yazısını görüntülemektesiniz.

Bu bölümde yer alan yazılar Okuryazar üyelerinin; profillerinde, çeşitli kategorilerde yazdıkları bireysel yazıları, deneme, şiir, öykü, makale, bilimsel araştırma vb. tarzda yazdıkları yazılar ile oluşturulmaktadır.

  • Yazar: Murat karaduman
  • Kategori: Kitap
  • Bu yazı Okuryazar’a 1 saat önce eklendi ve şu anda 0 Yorum bulunmaktadır.
  • Gösterim: 5
0 kişi bu yazıyı beğendi
Beğen
Çatışma perileri 3

Çatışma perileri 3

Kitapla geçirdiğim o sessiz günler çoğaldıkça, içimde garip, köklü bir sakinlik oluşmaya başladı. Eskiden bilmediğim, kontrol edemediğim şeylerden ölümüne korkardım; şimdi ise bir şeyleri bilmeden ilerlememek bana garip geliyordu. Çünkü kitap artık sadece olanı anlatmakla kalmıyor, yaklaşanı da usulca fısıldıyordu. ​Bir gün, diğerlerinden çok daha farklı bir sayfa açtım. ​“Yakında bir şey olacak. Bu sefer kaçmak isteyeceksin. Ama kalırsan… ilk defa kendini kaybetmeyeceksin.” ​Bu cümle diğerlerinden çok farklıydı; çok daha net ve bir o kadar da yakındı. İlk defa içimde bir direnç, bir savunma mekanizması değil, saf bir merak oluştu. Günler akıp geçti. Hayat her zamanki sıradanlığında ilerledi. Ama artık ben, başıma gelenlere sadece tepki veren o edilgen kişi değildim. Sanki her şeyin bir adım öncesini, o gelişin rüzgarını hissedebiliyordum. ​Ve sonra… beklenen o an geldi. Son derece normal, sıradan bir gündü. Her şey olması gerektiği gibiydi, ta ki içimde o çok iyi bildiğim, o eski ve karanlık his yükselene kadar. Kaçma isteği... Her şeyi, herkesi arkamda bırakıp gitme arzusu. Hiçbir açıklama yapmadan, bir anda yok olma ihtiyacı. Eskiden olsa bunu düşünmezdim bile, direkt eyleme döker, kaçardım. ​Ama bu sefer… durduğumu fark ettim. Kitaptaki o kırılma cümlesi zihnimde yankılandı: “Ama kalırsan…” ​İlk defa, o ağır hisle ve sadece kendimle kaldım. Ne kaçtım ne de o duyguyu içimde bastırdım. Sadece… olduğum yerde durdum. Ve o an ilginç olan şu oldu: O yıkıcı duygu gelip geçti ama ben geçmedim. Yıkılmadım. O an anladım ki, kitap bana geleceği göstermiyordu; o bana asıl, o fırtınanın ortasında nasıl durup kalacağımı öğretiyordu. ​O günden sonra kitabı açtığımda her şey çok daha farklıydı. Cümleler değişmişti. Artık bana ısrarla “ne olacak” demiyor, sadece benim zaten çok iyi bildiğim ama yüzleşmekten korktuğum şeyleri hatırlatıyordu. ​“Zaten biliyordun. Sadece kendine söylemiyordun.” ​Bu cümle ağır değildi ama sırt çevrilip kaçılacak gibi de değildi. Kitap artık yol gösteren bir rehber olmaktan çıkmış, daha çok bana beni yansıtan sessiz, berrak bir ayna halini almıştı. Sayfaları çevirdikçe artık hiçbir şeye şaşırmadığımı fark ettim; çünkü o kağıda dökülenler, zaten en başından beri içimdeydi. ​Kitabı tekrar elime aldım. Kapağını açmadan önce bir süre öylece bekledim. Eskiden deli gibi merak ederdim; ne yazıyor, ne olacak, bana ne söyleyecek diye... Şimdi ise o kadar acelem, o kadar telaşım yoktu. Parmaklarım kapağın üstünde sessizce durdu. İçimde garip bir his vardı. Sanki kitabı açarsam yeni bir şey öğreneceğimden değil de, içimdeki bir gerçeği nihayet kabul edeceğimden emindim. ​Yine de o kapağı araladım. Sayfa bembeyaz ve boştu. Kaşlarımı hafifçe çattım, anlam veremedim. Bir sayfa daha çevirdim; o da boştu. İlk başta ne olduğunu tam kavrayamadım. Sonra içimden bir ses, çok sakin, çok tanıdık bir tonda şunu fısıldadı: “Yazmıyor.”
Beğen, Paylaş ve Yorum Yap
Diğer sosyal mecralarda da paylaşmayı sakın unutma :)
...

Bu Yazının Yorumları

Son Eklenenler
Son Yorumlar

Mesut Koç- 1 hafta önce

Eğitim, deneyim, liyakat gideli çok oldu. Dönmeleri... 21 Mayıs 2026

Zeliha- 1 hafta önce

Gürültülü panayırını bırakıp sakin bir ağaç gölgesi... Her Şeyin Anlık Olduğu Bir Yerd...

Mustafa Atagün- 1 ay önce

Yapacak çok şey vardır. İnsanlık bunu gönlümüzün is... Yağma Düzeni
Daha Fazlasını Gör