- Yazar: NAZLI TANRIVERDİ
- Kategori: Toplum, Yaşam
- Bu yazı Okuryazar’a 10 ay önce eklendi ve şu anda 0 Yorum bulunmaktadır.
- Gösterim: 450
Acılar
Geçenlerde üzerine düşündüğüm bir konu vardı.
Acıları olan insanlar anlaşılmak mı isterler yoksa kabul edilmek mi? Bu soru ilk başta biraz iç içe geçmiş gibi görünse de aslında iki ayrı nokta.
Acılarla yüzleşmek her kişide farklı bir etki bırakıyor ve bu etkinin dozunu da hala ölçecek bir ölçek aracı geliştirilmiş değil. Bundan dolayı acıları sıralayıp onları kategorize etmek çok da olanaklı değil. Biz de bu durumun analizini yapmaktan vazgeçerek acıların her zaman bir noktada yetersizlik hissini getireceği kanısındayız.
Anlaşılmak başka hal.. Öyle ki Nasreddin Hoca'nın fıkrası da bu noktayı destekler nitelikte;
Nasrettin Hoca bir gün eşekten düşer. Hocanın başına insanlar toplanırlar ve “Bir doktor çağıralım mı, Hoca?” derler. Hoca ise “Yok yok, benim halimden doktor değil, eşekten düşen anlar.” diye cevap verir.
İşte bu nokta meramımızı anlatmaya az da olsa yardımcı olacaktır. Zira aynı acıyı yaşamış insanlar bile acıların dozunu ve hissiyatını farklı yaşıyorlar. Bundan da anlaşılıyor ki anlamak üst üste binen bir ton kategori alanı. Acılar aynı olsa da kişiler farklı, kişiler aynı olsa da olaylar farklı. Yani fazlaca bir etkileşim hali. Bundan ötürü bizler acılarımızın farklılığını kabul etmekle mükellefiz. Anlamak noktasında hep bir noksanlık olacaktır. İşte meziyet anlamaktan öte anlayışın bir noktada yetersiz olduğunu idrak edip kabullenebilme cesareti gösterebilmektir. Ki acıları olan insanlar da bizlerden bunu istiyorlar.
Beğen, Paylaş ve Yorum Yap
Diğer sosyal mecralarda da paylaşmayı sakın unutma :)
...
Bu Yazının Yorumları
Son Eklenenler
Son Yorumlar
Emre Bağce- 4 gün önce
Hocam eminim sizin hayata dokunan, değer katan çok... Memleketi Toparlamak
Abdullah Köktürk- 4 gün önce
Bir araya gelinirse bizim de bir fikrimiz olur tabi... Memleketi Toparlamak
Emre Bağce- 4 gün önce
Toplumumuzda çok sayıda dürüst ahlaklı insan eminm... Memleketi Toparlamak