Okuryazar / Dergi / Dinle neyden kim hikayet etmede yazısını görüntülemektesiniz.
  • Yazar: Okuryazar Editöryal
  • Kategori: Edebiyat, Şiir
  • Etiketler: Mevlana
  • Bu yazı sitemize 2 hafta önce eklendi ve şu anda 0 Yorum bulunmaktadır.
  • Gösterim: 161
2 kişi bu yazıyı beğendi
Beğen
Dinle neyden kim hikayet etmede

Dinle neyden kim hikayet etmede

Dinle neyden kim hikâyet itmede Ayrılıklardan şikâyet itmede


Dir kamışlıkdan kopardılar beni Nâlişim zâreyledi merd ü zeni


Şerha şerha eylesin sinem firâk Eyleyem tâ şerh-i derd-i iştiyâk


Her kim aslından ola dûr u cüdâ Rûzgâr-ı vaslı eyler muktedâ


Ben ki her cem'iyyetin nâlânıyem Hemdem-i hoş-hâl ü bed-hâlânıyem


Her kişi zu'munca bana yâr olur Sohbetimden tâlib-i esrâr olur


Sırrım olmaz nâlişimden gerçi dûr Lîk yok her çeşm ü guşa feyz-i nûr


Birbirinden cân u ten pinhân değil Lîk yok destûr-ı rû'yet cana bil


Oldu âteş sıyt-ı ney sanma hevâ Kimde bu âteş yoğ ise hayf ana


Âteş-i aşk iledir te'sir-i ney Cûşiş-i aşk iledir teşvîr-i mey


Yârdan mehcûra hem-derd oldu ney Çâk-sâz-ı perde-i merd oldu ney


Ney gibi bir zehrü tiryâk olamaz Ney gibi dem-sâz u müştâk olamaz


Ney virir bir râh-ı pür-hundân haber Aşk-ı Mecnûn kıssasın takrir ider


Bî-dilândır mahrem-i esrâr-ı hûş Yok zebâna müşterî îllâ ki gûş


Derdimizden rûzlar bî-gâh olur Rûzlar çok sûz ile hem-râh olur


Gam değildir günler eylerse güzer Sen hemân bâkî ol ey pâkîze-ter


Mâhiyi bahr olamaz sîrâb sâz Rûz-i bî-rûzî olur gâyet dîrâz


Puhte hâlin hîç fehm itsin mi hâm İhtisâr üzre gerek söz vesselâm


Bendini kat'it ol âzâd ey puser Tâ be key pâyında bend-i sîm ü zer


Bahr-i ifrâg eylesen bir kûzeye Gaalib olmaz kısmeti yek kûzeye


Kûze-i çeşm-i harîs olsun mu pür Bî kanâat olmaz esdâf içre dür


Aşk ile ol câme kim çâk olmadı Çirk ü hırs u kibrden pâk olmadı


Hurrem ol ey aşk-ı şîrîn-kârımız Ey tabîb-i illet-i etvârımız


Ey devâ-yı nahvet ü nâmûsumuz Sensin Eflâtûn u Câlînûsumuz


Cism-i hâkî aşk ile oldu bülend Kûh geldi raksa oldu neşve-mend


Tûru pür-nûr itdi çün nûr-ı lîka Bu haberdir harre Mûsâ sâikâ


Ger bulaydım hemden ü demsâzımı Ney gibi ifşâ iderdim râzımı


Hem-zebânından o kim oldu cüdâ Bî zebândır itse de sıyt u sadâ


Gitdi gül zevk-i gülistân kalmadı Bülbül-i nâlândan efgân kalmadı


Cümle ma'şûk oldu âşıkdır hicâb Zindedir ma'şûk u âşık mürde-tâb


Her kimin aşk ile sûz u sâzı yok Murg-ı bî-perdir anın pervâzı yok


Akl u hûşa yir kalır mı bir nefes Nûr-ı cânân olmaya tâ dâd-res


Kârı aşkın meyl-i keşf-i râz olur Sâf olan mir'âta bak gammâz olur


Eylemez mir'ât-ı cânın keşf-i râz Safvetinde zengden yok imtiyâz


Zeng ü âlâyişden olsa ger cüdâ Berk ururdu nûr-ı hurşîd-i Hudâ


N'ola olsa ziyb-i gûş-ı râstân Oldu vasf-ı hâlimiz bu dâstân



*** Dinle Neyden şiirinin günümüz Tükçesi ile açıklaması ***


Dinle neyden, zîra o, bir şeyler anlatmada, ayrılıklardan şikâyet etmededir.


Ney der ki: “Beni kamışlıktan kopardıklarından beri iniltim, kadın ve erkek herkesi ağlattı.”


“Ayrılık, bağrımı parça parça eylesin tâ ki aşk derdini anlatabileyim.”


“Her kim aslından uzak ve ayrı olursa o, kavuşma zamanını bekler durur”.


“Ben ki her meclisin ağlayanı, iyilerin de kötülerin de arkadaşıyım”.


“Herkes kendi zannınca bana dost olur, sohbetimden bir şeyler öğrenmek ister”.


“Gerçi sırrım, feryâdımdan uzak değil, lakin her göz ve kulakta bunu sezecek nûr yok”.


Can ve ten birbirinden gizli değildir. Fakat canı, görmeye izin yoktur.


Ney'in sadası ateş oldu, onu hava sanma. Kimde bu ateş yoksa yazıklar ona.


Ney'in te'sîri, aşk ateşinden; şarâptaki hâl, aşk coşkunluğundandır.


Ney, sevgiliden ayrılmışa derd ortağı oldu. Kavuşmaya mani olan perdeleri parçaladı.


Ney gibi bir zehir ve panzehir, ney gibi bir dost ve âşık olamaz.


Ney, kan dolu bir yoldan haber verir. Mecnûn'un aşk hikâyesini anlatır.


Akıl esrarının sırdaşı âşıklardır. Dile kulaktan başka tâlip yoktur.


Günler derdimizden uzar ve yanıp yakınmaya arkadaş olur.


Günler geçerse gam değil. Ey tertemiz dost, sen ebedî ol.


Deniz, balığı suya kandıramaz. Nasîbi olmayana gün uzun gelir.


Ham olan hiç pişmişin hâlinden anlar mı? Bunun için sözü kısa kesmelidir vesselâm.


Ey oğul, bağını kes kurtul, gümüşe, altına esâretin ne vakte kadar?


Testiyi denize daldırsan bir günlük rızıktan fazlası kısmet olmaz.


Harîsin göz testisi dolar mı? Kanâatsiz sedefte inci olmaz.


Aşktan her kimin elbisesi parça parça olmadıysa o, kötülüklerden, hırstan, kibirden temizlenmemiştir.


Ey bizim tatlı aşkımız, ey bizim hastalığımızın tabibi şâdol.


Ey aşk, bizim kibir ve azametimizin, şerefimizin devâsı, Eflâtun'umuz ve Câlînus'umuz sensin.


Topraktan olan beden aşk ile yüceldi. Bu tesirle dağ bile coşup oynadı.


Vuslatın ışığı tûru nûrla doldurdu. (Tûr sarhoş oldu) ve Mûsa da düşüp bayıldı.


Eğer ben bir dost bulsaydım, ney gibi sırrımı ifşâ ederdim.


Dostundan ayrılan, ne kadar konuşsa da o, yine dilsizdir.


Gül gidince gülistan zevki ve inleyen bülbülün feryâdı kalmaz.


Her şey sevgiliden ibâret, âşık bir perde, sevgili daima diri ve âşık ölü.


Her kim aşk ile yanıp tutuşmamışsa o, uçamayan kanatsız bir kuş gibidir.


Sevgilinin nûru erişmezse akla bir nefes yer kalır mı?


Aşk bu sırrın yayılmasını ister. Temiz olan aynaya bak nasıl gammazdır.


Senin gönül aynan sırrını fâş etmiyor. Çünkü o, tozdan arınmış değil.


Gönül kirden, süsten temizlenirse, Hak güneşinin nûru orada parıldar.


Ne olur bizi dinleyen dostlar olsa. Zîra bu destan bizim hâlimizin hikâyesidir.



Dinle neyden ki hikayet etmede

Mevlana Celalettin-i Rumi Dinle neyden Mesnevi ney hikayesi

Beğen ve Yorum Yap
Sosyal Mecralarda da paylaşmayı sakın unutma :)

Bu Yazının Yorumları

Son Yorumlar

Emre Bağce- 1 ay önce

Yunus Emre yılında daha çok okumalıyız Yunus'u. Anl...İşitin ey ulular ahir zaman olı...

Ekrem celikel- 2 ay önce

Evet,insani tüm korkularıdan, streslerinden,endişel...Pireler

Mustafa Börekçi- 2 ay önce

insan bademe kıyıp çorba yapar mı a canımBadem Çorbası
Daha Fazlasını Gör