Hakkında
Hakkınızda bir şeyler yazın
Beğendiği Sayfalar
Katıldığı Gruplar – Kulüpler

devamı Adını anmaya borçlu olarak yaşamak yerine Gül’e sarılacağım sonsuza dek, dikensiz Gül’e Doyar mı ruhum sarılmaya bilemem, Dilim susar mı adını söylemeye ilelebet

devamı Gül’e sarılacağım, kokunu içime çekerek Ta oralardan gelen kokunla uyanacağım senin uykusuzluğundan Adını anmadan, adını kimseye demeden Kokunu kucaklayacağım şöyle sıkıca Belli mi olur, burnum duymayıverirse Kollarımla duyacağım, kokuna doyamasam da Alacaklı gibi sarılacağım adına

Gül'e Sarılacağım Sana sadece bir cümle yazacaktım, Yalnızca bir satır, içinde adının olduğu Adına sarılacaktım inadına, adına Ne Leyla olacaktı ne de Aslı içinde Sen olacaktın, bir tek sen Ne Mecnunum ne de Kerem Dağları delmeye hiç niyetim yok Adına sarılacağım eğer bulabilirsem

İki sınıf insan var bu alemde. Çalışanlar ve çalışanlardan geçinenler. Çalışanlar ne kadar zayıf, ne kadar sessiz ve itaatkar ise çalışanlardan geçinenler de aksine o kadar güçlü, başları dik, hükmeden, karar veren, karar aldıran konumunda. Gerçek adalet bu mu yoksa daha adalet durağına gelmedik mi

Gönül neler neler istiyor ama ya gerçekler! Gerçekler gelip tüm hülyayı, adeta sınıftaki ders tahtasını siler gibi, silip geçiveriyor. Ah! Yok mu bunun ortası? Gerçeklikle hülyalar arası denge kurulamamız mı? Konfeksiyon elbise yerine terzinin ölçüp biçip diktiği elbise ne güzel olurdu, gönlümüzce.

Bu ay içinde yeni bir şiir kitabım ile hikaye kitabım yayımlandı. Piyasaya sunuldu. Sizlerle paylaşmak istedim.

Remzi Varol
Remzi Varol

Okumak ve sonra dolmak, dolduktan sonra taşmak. Taşmaya başlamadan nasıl yazılır, çizilir? Yazmakla her türlü sorumluluktan kurtulmuş mu oluyoruz acaba? Madden ve manen sorumluluktan kurtulmak isteyenler ne yapmalı sorusunun cevabı çok zor olmalı. Cevabı zor sorulardan hesap vermek gerek.

Tüm iletileri görmek için üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
Bir hata oluştu lütfen sayfayı yenileyiniz.