- Yazar: Okuryazar Editöryal
- Kategori: Tarih, Kitap
- Etiketler: Kitap özeti - İncelemesi, İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, İlber Ortaylı Kitapları, Osmanlı Modernleşmesi
- Bu yazı Okuryazar’a 1 saat önce eklendi ve şu anda 0 Yorum bulunmaktadır.
- Gösterim: 41
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı (İlber Ortaylı): Kitap Özeti – Derinlemesine Tarih Çözümlemesi
19. yüzyıl, Osmanlı Devleti için uzun bir zaman dilimi olduğu kadar siyasi, idari, toplumsal ve kültürel düzenin köklü biçimde değiştiği bir dönemdir. İlber Ortaylı'nın ilk baskısı 1983'te yayımlanan ve bugün hâlâ hem akademik çevrelerde hem genel okur kitlesinde ilgi gören İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, bu dönemi belgeler, tartışmalar ve reform programları üzerinden sistemli bir bakışla ele alır. Ortaylı'nın kitabı, Osmanlı'nın klasik düzeninden koparak modern devlet formuna yaklaşırken yaşadığı sarsıntıları tarihsel örnekler üzerinden inceler. Eser, Tanzimat öncesi teşkilat yapısından Islahat Fermanı'na, eğitim sistemindeki dönüşümden Balkan ulusçuluğuna kadar çok geniş bir alanı kapsar.
Kitap; Osmanlı'nın değişen dünya dengelerine uyum sağlamak için attığı adımları, devlet adamlarının kararlarını, Avrupa'nın baskılarını, ekonomik darboğazları ve modernleşme tartışmalarını tarihsel bağlamıyla birlikte değerlendiren bütünlüklü bir çalışmadır. İlber Ortaylı, reformların teknik yönleriyle beraber bunların toplumsal hayattaki karşılığını da ayrıntılarıyla ele alır. Bu yönüyle eser, hem uzmanlar hem de döneme merak duyan okurlar için temel bir başvuru niteliği taşır.
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı Kitabının Konusu ve Kısa Özeti (İlber Ortaylı)
Eser, Osmanlı Devleti'nin 19. yüzyılda geçirdiği büyük kırılmayı açıklamak üzere kurgulanmıştır. Ortaylı, öncelikle klasik çağın sonlarında ortaya çıkan idari dağınıklığı ve merkez–taşra arasında büyüyen kopukluğu anlatır. Ardından II. Mahmud dönemine gelindiğinde devletin yeni bir yapılanmaya ihtiyaç duyduğunu, modern anlamda bir merkezî yönetimin kurulmasının kaçınılmaz hâle geldiğini vurgular.
Kitabın ilerleyen bölümünde Tanzimat Fermanı'nın ilan edilmesiyle birlikte devletin kendisini yeniden tanımlama sürecine girdiği aktarılır. Bu süreçte bürokrasi genişlemiş, yeni kurumlar ortaya çıkmış, vilayet düzeni yeniden kurulmuş, hukuk alanında Avrupa'ya yaklaşan bir norm seti benimsenmiştir. Reformlar devletin yapısal dayanıklılığını artırmayı hedeflese de, toplumsal karşılığı her bölgede aynı düzeyde gerçekleşmemiştir. Yüzyıl boyunca Balkanlar'da artan milliyetçilik hareketleri, İmparatorluğun sınırlarını daraltan önemli gelişmeler arasında yer alır.
Kitabın son kısmında, ekonomik alandaki sorunlara ve dış borçlanmaya geniş yer verilir. 19. yüzyıl modernleşmesi, sadece idari yeniliklerden ibaret değildir; mali yapının tartışıldığı, dış ticaretin yön değiştirdiği, uluslararası güçlerin Osmanlı iç siyasetini daha yakından etkilediği bir dönemdir. Ortaylı, bütün bu gelişmeleri dönemsel belgelerle destekleyerek aktarır ve yüzyılın "en uzun" olarak nitelenmesini ekonomik, kültürel ve siyasal dönüşümlerin sürekliliği üzerinden açıklar.
Değişen Bir Dünyanın Eşiğinde Osmanlı Devleti
19. yüzyıl, Avrupa'da güç dengesinin hızla değiştiği bir dönemdir. Sanayi devriminin etkisiyle Britanya, Almanya ve Fransa'nın uluslararası arenadaki baskınlığı artarken, Osmanlı Devleti bu yeni düzenin dinamiklerine uyum sağlamak zorunda kalmıştır. Kitapta, bu dönüşümün diplomasi alanındaki yansımaları belirgin biçimde ele alınır. Büyük güçlerin Osmanlı üzerindeki etkisi, sadece askeri alanda değil, ekonomik ve idari kararlarda da kendini hissettirir. Devlet, reform programlarını geliştirirken bu dış baskıları dikkate almak durumunda kalmıştır.
Bu bölüm, Osmanlı ahalisinin çok farklı coğrafyalarda yaşadığı gerçeğini hatırlatır. Balkanlar, Ortadoğu, Kafkasya ve Kuzey Afrika, her biri kendi iç dinamiklerini taşıyan bölgelerdi. 19. yüzyılın koşulları, bu coğrafyalarda yerel otoritelerin güçlenmesine ve merkezle kopuklukların belirginleşmesine yol açtı. Ortaylı, bu tabloyu detaylandırırken, devletin mevcut düzeni sürdürmesinin artık mümkün olmadığını gösterir.
Değişen dünya dengeleri, Osmanlı'nın siyasi karar alma süreçlerinde yeni yaklaşımların gündeme gelmesine neden oldu. Diplomasi alanında atılan adımlar, savaşların sonuçları, antlaşmaların içeriği ve uluslararası baskıların boyutu, imparatorluğun her alanını etkilemiştir. Ortaylı'nın analizinde, bu dönüşüm salt bir dış politika konusu değildir; devletin iç düzeninde de belirleyici bir güçtür.
Merkezi Otoritenin Yeniden İnşası: Tanzimat ve İdari Reformlar
Eserin temel bölümlerinden biri, Tanzimat'ın ortaya çıkış koşullarını ve reform programının nasıl şekillendiğini anlatır. II. Mahmud devrinde başlayan merkezileşme çabaları, eski kurumların kaldırılması ve yerine yeni bir devlet teşkilatının kurulmasıyla hız kazanmıştır. Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması, modern anlamda bir yönetim aygıtı için gereken ilk adımlardan biri olarak değerlendirilir.
Tanzimat Fermanı, devletin iç işleyişini düzenlemek için hazırlanmış kapsamlı bir metindir. Ortaylı, bu fermanı hukuki bir değişimden öte, devletin kendini yeniden tanımlama çabası olarak ele alır. Bu çaba, yeni bürokratik sınıfın ortaya çıkmasına, yerel yöneticilerin yetkilerinin yeniden düzenlenmesine ve merkez–taşra ilişkisinin farklı bir yapıya kavuşmasına yol açmıştır.
Reformların uygulama aşamaları, vilayetlerin durumunu ve yerel yönetimlerdeki değişiklikleri de kapsar. Yeni düzenlemeler, hem modernleşme hedefine yönelmiş hem de devletin otoritesini geniş coğrafyaya yaymaya çalışmıştır. Ortaylı, bu çabaların kimi bölgelerde olumlu sonuçlar doğurduğunu, bazı bölgelerde ise yerel yapıların direnciyle karşılaştığını belirtir. Bu bakımdan Tanzimat, başarıları kadar sınırları olan bir reform paketidir.
Toplumsal Dönüşüm: Kent, Eğitim ve Yeni Kamu Hayatı
19. yüzyıl, Osmanlı toplumu için gündelik hayatın da değiştiği bir dönemdir. İlber Ortaylı, modernleşmenin görünür hâle geldiği alanları özellikle şehirler üzerinden inceler. İstanbul, Selanik, İzmir ve Şam gibi büyük merkezlerde yeni kamu hayatı belirginleşmiş, batı tarzı eğitim kurumları yaygınlaşmış, hukuk uygulamalarında düzenlemeler yapılmıştır. Bu dönüşüm, sadece devlet kurumlarının iç yapısını değil, toplumun genel alışkanlıklarını da etkilemiştir.
Şehirlerde açılan modern okullar, yeni bir meslek grubunun ortaya çıkmasına imkân sağladı. Bu okullardan yetişen genç bürokratlar, reform sürecinin düşünsel taşıyıcıları arasında yer aldı. Kitapta bu kesimin yükselişi, devletin kimliğini dönüştüren önemli bir unsur olarak değerlendirilir. Eğitim kurumlarındaki değişim, dil, kültür ve yönetim anlayışını etkileyen güçlü bir dinamizm yaratmıştır.
Toplumsal düzenin şekillenmesinde hukuki yeniliklerin etkisi de önemli yer tutar. Nizamiye mahkemeleri gibi yeni kurumlar, geleneksel uygulamaların yanında modern hukukun esaslarını gündeme getirmiştir. Bu çift yönlü yapı, reformların uygulanma sürecini zaman zaman yavaşlatmış olsa da, toplumun yeni bir düzenle karşılaşmasını sağlamıştır. Kent yaşamında ulaşım, ticaret, iletişim ve idari yapıdaki yenilikler, imparatorluğun modern dünyaya yaklaşmasının toplumsal boyutunu somutlaştıran örneklerdir.
Ekonomik Yapıda Çöküş ve Yeniden Yapılanma Arayışları
Osmanlı'nın 19. yüzyıldaki ekonomik görünümü, siyasi gelişmeleri belirleyen unsurların başında gelir. Dış ticarette Avrupa ülkeleriyle yoğun bir bağ kurulmuş, kapitülasyonların genişlemesi sonucunda yerli üretim zorlanmaya başlamıştır. Bu süreç, özellikle tarım ve zanaat sektörlerinde hissedilir bir gerilemeye neden olmuştur. Ortaylı, bu ekonomik dönüşümü imparatorluğun siyasi kararlarını etkileyen uzun vadeli bir baskı olarak değerlendirir.
Mali yapının zayıflaması, dış borçlanmayı hızlandırmış ve Düyûn-ı Umûmiye'nin ortaya çıkmasına giden süreci başlatmıştır. Kitapta bu durum, bir borç meselesinden öte devletin gelir kaynaklarının büyük kısmının denetim altına girmesi anlamına gelen köklü bir etkilenme olarak yorumlanır. Reform çabaları idari yapı kadar ekonomik düzeni de yakından ilgilendirmiştir. Vergi politikalarının yeniden düzenlenmesi, maliye teşkilatının güçlendirilmesi ve ticari ilişkilerin değişen yapısı, dönemin temel meseleleri arasındadır.
Ekonomik sıkıntılar, imparatorluğun dış politikasını da belirlemiş ve reform programlarının kapsamı üzerinde etkili olmuştur. Avrupa devletlerinin mali denetim mekanizmaları, imparatorluğun egemenlik anlayışını zorlayan bir unsur olarak kitapta ayrıntılı biçimde ele alınır. Bu nedenle 19. yüzyıl, siyasi ve idari dönüşümlerin yanında ekonomik zorunlulukların belirlediği bir asır olarak görülür.
Askerî Kurumların Modernleşmesi ve Devletin Güç Arayışı
Askerî alandaki dönüşüm, Osmanlı modernleşmesinin en görünür bileşenlerinden biridir. II. Mahmud döneminde Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasıyla başlayan süreç, modern subay okullarının açılması ve Avrupa'daki askeri modellerin incelenmesiyle devam etmiştir. Ortaylı, bu reformların asıl hedefinin savaş gücünü artırmanın yanı sıra devletin otoritesini yeniden tesis etmek olduğunu vurgular.
Yeni kurulan ordunun disiplin anlayışı, eğitim programı ve hiyerarşik yapısı, klasik sistemden belirgin biçimde farklılaşmıştır. Bu farklılaşma, devletin zihniyet dünyasını da etkilemiştir. Askerî okullardan mezun olan subaylar, ilerleyen yıllarda orduda olduğu kadar devlet yönetiminde de söz sahibi olmuştur. Bu yönüyle askerî kurumların değişimi, 19. yüzyılın siyasi yapısında belirleyici bir role sahiptir.
Askerî modernleşmenin sonuçları merkezin yanı sıra taşrada da hissedilmiştir. Yeni birliklerin düzenlenmesi, lojistik hatların kurulması ve teknolojik yeniliklerin orduya girmesi, imparatorluğun güvenlik politikasını yeniden şekillendirmiştir. Bu gelişmeler, reform programının idari alandaki değişimini tamamlayan bir unsur olarak kitapta geniş yer bulur.
İmparatorluğun Çok Uluslu Yapısı ve Milliyetçilik Akımları
19. yüzyılın Osmanlı Devleti için zorlu taraflarından biri de milliyetçilik hareketlerinin yükselişidir. Balkanlar ve Ortadoğu'da ortaya çıkan farklı etnik toplulukların siyasi beklentileri, devletin bütünlüğü için önemli bir meydan okumaya dönüşmüştür. Ortaylı, bu hareketlerin sadece dış güçlerin etkisiyle değil, yerel toplulukların sosyoekonomik yapılarıyla da ilgili olduğunu belirtir.
Milliyetçilik, imparatorluğun farklı bölgelerinde benzer şekilde gelişmemiştir. Bazı bölgelerde güçlü bir siyasi programa dönüşmüş, bazı yerlerde kültürel bir kimlik tartışması olarak kalmıştır. Bu farklılıklar, reformların uygulanma sürecinde merkez ile taşra arasındaki ilişkiyi daha karmaşık hâle getirmiştir. Ortaylı'nın değerlendirmesinde bu süreç, devletin çok uluslu yapısının sınırlarını gösteren bir gelişme olarak ele alınır.
Bu bölümde, Osmanlıcılık fikrinin devlet tarafından birleştirici amaçla desteklenmesi ve ilerleyen yıllarda İslamcılık ve Türkçülük gibi yaklaşımların gündeme gelmesi, dönemin düşünce dünyasını şekillendiren tartışmalar arasında yer alır. Ortaylı, bu fikir akımlarını, imparatorluğun geleceği için farklı yönelimler olarak değerlendirir ve bunların sınırlarını somut örneklerle açıklar.
Düşüşün Gölgesinde Reform Tartışmaları
Reformların başarıları kadar sınırlılıkları da kitabın temel tartışma alanlarından biridir. Merkeziyetçi yapı güçlense de, reformlar imparatorluğun tüm bölgelerinde aynı etkinlikle uygulanamamıştır. Devlet gücü bazı alanlarda artarken, bazı bölgelerde yerel otoritelerin direnci devam etmiş ve reformların etkisi zayıflamıştır. Bu durum, modernleşmenin sonuçlarının neden dengesiz olduğunu açıklayan önemli bir noktadır.
Kitap, reformların hem toplumsal hem idari alandaki sınırlarını tarihsel belgeler üzerinden tartışır. Özellikle vilayetlerdeki uygulama örnekleri, devlet ile taşra arasındaki ilişkiyi daha görünür hâle getirir. Ortaylı'nın vurguladığı bir diğer mesele, reform programlarının süreklilik arz etse de, siyasi istikrarsızlık nedeniyle zaman zaman sekteye uğramasıdır.
Bu tartışmaların sonunda yazar, 19. yüzyılın "en uzun" sıfatını hak eden bir döneme dönüşmesinin nedenlerini açıklığa kavuşturur. Değişim arayışlarının kesintiye uğraması, ekonomik sorunların baskısı ve uluslararası rekabet, bu yüzyılı Osmanlı tarihi açısından hem yorucu hem belirleyici bir döneme dönüştürmüştür.
İlber Ortaylı'nın Tarihçilik Yaklaşımı ve Kitabın Konumlanışı
İlber Ortaylı'nın kitabı, olayları sıralayan bir tarih çalışmasından öte dönemi yorumlayan, idari yapının iç mantığını çözümleyen bir incelemedir. Ortaylı'nın tarihçilik anlayışı, belge kullanımında titiz davranan, yapısal değişimleri uzun süreçler içinde değerlendiren bir yaklaşımı yansıtır. Bu nedenle eser, tarih yazımında geniş kabul gören çalışmalardan biri hâline gelmiştir.
Kitabın Türk tarihçiliği içindeki yeri, özellikle modernleşme tartışmalarına getirdiği yorumla güçlenir. Ortaylı, klasik dönemden kopuş sürecini siyasi bir çöküşten ziyade yeni bir devlet formuna geçişin kaçınılmaz bir adımı olarak sunar. Bu yorum, eseri dönemin literatürü içinde ayrıcalıklı bir noktaya yerleştirir.
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı – Tarihî Kişiler ve Kısa Analizler
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı'nda İlber Ortaylı, dönemin belirleyici tarihî kişilerini, onların idari yapı üzerindeki etkilerini ve reformların seyrini nasıl belirlediğini somut örneklerle ele alır. Aşağıdaki liste, kitabın merkezinde yer alan kişilerin tarihsel rollerine göre sınıflandırılmış şekilde sunar.
Sultan II. Mahmud
Osmanlı'nın modernleşme sürecinin başlangıcında yer alan en kritik devlet adamıdır. Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması, devlet teşkilatının yeniden düzenlenmesi ve merkezî otoritenin güçlendirilmesi onun döneminin belirleyici adımlarıdır. Ortaylı, II. Mahmud'un reformlarını devletin zamana uyum sağlama çabasının zorunlu bir sonucu olarak değerlendirir.
Mustafa Reşid Paşa
Tanzimat Fermanı'nın hazırlanmasında en etkin isimdir. Yeni bürokrasinin simgesidir ve reform programlarının düşünsel temelini oluşturan devlet adamları arasında yer alır. Avrupa'daki diplomatik ilişkileri ve gözlemleri, Osmanlı'nın modernleşme çizgisinin yönünü belirlemiştir.
Sultan Abdülmecid
Reşid Paşa ve dönemin reformcu paşalarıyla birlikte Tanzimat uygulamalarının devam etmesini sağlamıştır. Yeni eğitim kurumlarının açılması, hukuki yeniliklerin yürürlüğe girmesi ve idari düzenlemelerin yayılması bu dönemde hız kazanmıştır.
Ali Paşa
Tanzimat'ın idari ve diplomatik boyutunun gelişmesinde merkezi bir role sahiptir. Devlet teşkilatının yeniden düzenlenmesi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve Avrupa ile ilişkilerin yeni bir düzene taşınması süreçlerinde etkindir.
Fuat Paşa
Tanzimat'ın ikinci kuşak temsilcilerindendir. Dönemin reform programlarında düzenleyici ve uygulayıcı görevler üstlenmiş, idari mekanizmanın modernleşmesinde önemli katkı sağlamıştır.
Mithat Paşa
Vilayet düzeni, idari reformlar ve anayasal düşüncenin gelişmesinde öncü isimlerden biridir. Taşra yönetiminin güçlendirilmesi ve modern idare biçimlerinin denenmesi onun uygulamalarıyla görünür hâle gelmiştir.
Ahmed Cevdet Paşa
Osmanlı hukuk düzeninin yenilenmesinde etkili bir isimdir. Tarihçi kimliğinin yanında hukuk alanındaki çalışmalarıyla reformların teorik zeminine katkıda bulunmuştur. Mecelle'nin hazırlanması, geleneksel anlayış ile yeni hukuk düzeni arasındaki dengeyi kurma çabalarının en belirgin örneğidir.
Sultan Abdülaziz
19. yüzyılın siyasi dalgalanmaları içinde yönetim görevini devralmıştır. Onun döneminde hem modernleşme adımları atılmış hem de dış baskıların yoğunlaştığı bir süreç yaşanmıştır. Dönemindeki mali sorunlar ve siyasi gerilimler reformların seyrini zorlaştırmıştır.
Avrupa'nın Osmanlı'daki Büyükelçileri ve Diplomatik Temsilcileri
Kitap boyunca adları tek tek ön plana çıkmasa da, reform sürecinin yönünü etkileyen dış aktörler olarak önemli yer tutarlar. Kapitülasyonların genişletilmesi, ticaret düzenlemeleri ve uluslararası baskılar, bu temsilcilerin diplomatik faaliyetleriyle ilişkilendirilir.
Dönemin Toplumsal ve Entelektüel Ortamı
Yeni Bürokratik Zümre
Modern eğitim kurumlarının açılmasıyla yetişen bu yeni kadro, reformların taşıyıcısıdır. Ortaylı, bu kesimin ortaya çıkışını Osmanlı düşünce dünyasının değişiminde belirleyici bir etken olarak görür. Yeni idari anlayışın temelleri bu zümre tarafından atılmıştır.
Maarif Nezareti Çevresi ve Eğitimciler
Eğitim reformlarının uygulanmasında görev alan kişiler, kurumların yapısıyla beraber devletin modern zihniyet arayışını da şekillendirmiştir. Mekteb-i Mülkiye gibi okulların gelişmesi, bu çevrenin çalışmalarıyla mümkün olmuştur.
Askerî Okullarda Yetişen Subaylar
Askerî modernleşme sadece teknik bir yenilik değildir; devletin geleceğini belirleyen yeni bir elit sınıfın yetişmesini sağlamıştır. Bu subaylar, ilerleyen dönemlerde devlet yönetiminde etkili roller üstlenmiştir.
Sonuç: Kitabın Değerlendirilmesi
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, Osmanlı tarihinin en karmaşık dönemlerinden birini anlaşılır biçimde açıklayan güçlü bir çalışmadır. Ortaylı'nın tarih yazımındaki sade üslubu, karmaşık süreçleri yorucu ayrıntılara boğmadan aktarır. Eserin en önemli yönü, reformların hem devlet yapısı hem de toplum üzerindeki etkisini belgelerle temellendiren bütünlüklü yaklaşımıdır. İdari tarih merkezli bir okuma sunması, modern Türkiye'nin köklerini anlamak isteyenler için kitabı vazgeçilmez bir kaynağa dönüştürür. Eleştirilebilecek yönü ise, bazı konuların kısa tutulması ya da belirli örneklerin daha sınırlı işlenmesidir; ancak bu tercih eserin bütünlüklü yapısını zayıflatmaz. Kitap, hem uzmanlara hem de meraklı okurlara 19. yüzyıl Osmanlı dünyasına dair zengin bir perspektif sunar.
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı – Genişletilmiş Sözlük
(Kurumlar – Olaylar – Tarihî Kişiler – Antlaşmalar).
A) Kurumlar ve İdari Yapılar
Kitapta ele alınan başlıca kurumlar ve yapılar
Babıâli (Sublime Porte)
Osmanlı hükümet merkezidir. Sadrazamın ve paşaların yürütme işlerini yönettiği yönetim odağıdır. Dış ilişkiler, iç yönetim ve yüksek kararlar burada alınır.
Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye
1838'de kurulan bu yüksek meclis, Tanzimat döneminin hukuk ve idare düzenlemelerini görüşmekle görevli temel kurumdur. Hem danışma hem yargı niteliği taşır.
Tanzimat Meclisleri (Meclis-i Tanzimat)
Reformların ayrıntılarını hazırlayan, idari yapıda yapılacak değişiklikleri tartışan kuruldur. 1839 sonrası devlet yönetiminin teknik aklını oluşturmuştur.
Şûrâ-yı Devlet (Danıştay'ın Osmanlı dönemi karşılığı)
1868'de kurulan bu kurum, idari kararlara danışmanlık yapar ve idari yargının işlevini üstlenir.
Maarif Nezareti (Eğitim Bakanlığı)
1847'de kurulan nezaret, eğitim sistemini düzenler, yeni okullar açar ve öğretim programlarını belirler. Modern eğitim uygulamalarının ilk resmi çerçevesini oluşturur.
Seraskerlik (Harbiye Nezareti)
Askerî teşkilatın yönetim merkezidir. Yeni ordunun kurulması, teknik modernleşme ve askeri düzenlemeler bu kurumun sorumluluğundadır.
Tersane-i Âmire
Osmanlı donanmasının yönetim merkezidir. Gemi yapımı, deniz teknolojisi ve mühendislik çalışmalarının odağıdır.
Düyûn-ı Umûmiye İdaresi (1881)
Devletin borçlarını tahsil etmek için kurulmuş uluslararası mali denetim kurumudur. Harç, vergi ve devlet gelirlerinin bir bölümü bu idare tarafından toplanmıştır.
Vilayet Nizamnameleri (1864 – 1871)
Taşra yönetimini modernleştiren düzenlemelerdir. Valilikler, sancaklar ve kazaların idari yapısı yeniden tanımlanmıştır.
Nizamiye Mahkemeleri (1840'lar – 1860'lar)
Modern hukuk sistemine geçişin önemli aşamasıdır. Ceza ve hukuk mahkemeleri Avrupa usulüne göre yapılandırılmıştır.
Askerî Okullar
• Mekteb-i Harbiye (1834) – Modern subay eğitim okuludur.
• Mekteb-i Bahriye (1773 – reform sonrası modernleştirildi) – Deniz subaylarının yetiştirildiği kurum.
• Tıbbiye-i Şahane (1827) – Modern tıp eğitiminin kurulduğu ilk büyük okul.
• Mühendishane-i Berrî-i Hümâyun (1795) – Kara mühendisliği eğitiminin temel kurumu.
• Mühendishane-i Bahrî-i Hümâyun (1773) – Deniz mühendisliği eğitimi veren okul.
B) Başlıca Olaylar ve Dönemsel Gelişmeler
Kitapta ele alınan başlıca olaylar ve gelişmeler
Vaka-i Hayriye – Yeniçeri Ocağı'nın Kaldırılması (1826)
II. Mahmud tarafından gerçekleştirilen bu tasfiye modern orduya geçişin başlangıcıdır.
Tanzimat Fermanı'nın İlanı (1839)
Reşid Paşa'nın hazırladığı ferman, hukuki güvenliği ve idari düzeni modern esaslara göre tanımlayan temel metindir.
Islahat Fermanı (1856)
Gayrimüslim tebaanın hukuki statüsünü düzenler; Avrupa devletlerinin baskısıyla hazırlanmıştır.
Vilayet Reformları (1864–1871)
Taşra yönetimini düzenleyen, valilik sistemini genişleten modern idari reform paketidir.
Dış Borçlanma Süreci (1854 sonrası)
Kırım Savaşı ile başlayıp devlet maliyesinin dış kaynaklara bağımlı hale geldiği dönemdir.
Düyûn-ı Umûmiye'nin Kurulması (1881)
Osmanlı mali yapısının büyük bölümünü yabancı denetime açan kritik gelişme.
Balkan Milliyetçilik Hareketleri
Sırp, Bulgar, Yunan ve diğer toplulukların bağımsızlık süreçlerini derinleştiren geniş bir tarihsel süreçtir.
C) Tarihî Kişiler (Yaşam Tarihleri – Görevleri – Rolü ile Birlikte)
Kitapta bahsedilen başlıca tarihi kişiler
Sultan II. Mahmud (1785–1839)
Tahta çıkışı: 1808
Dönemi: 1808–1839
Öne çıkan görev ve kararları: Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması, merkezî devlet yapısının güçlendirilmesi, modern ordu ve bürokrasinin temelinin atılması.
Modernleşme sürecinin başlangıç noktasını oluşturur.
Sultan Abdülmecid (1823–1861)
Tahta çıkışı: 1839
Dönemi: 1839–1861
Rolü: Tanzimat'ın uygulanması; yeni eğitim kurumlarının ve hukuki düzenlemelerin devlet çapında yayılması.
Reformların topluma sirayet ettiği dönemdir.
Sultan Abdülaziz (1830–1876)
Tahta çıkışı: 1861
Dönemi: 1861–1876
Rolü: Denizcilik modernleşmesi, demiryolları yatırımları, fakat mali sorunların ağırlaşması.
Siyasal istikrarsızlığın yükseldiği dönemdir.
Mustafa Reşid Paşa (1800–1858)
Görevleri:
– 6 kez sadrazamlık (1846, 1848, 1854, 1855, 1856, 1858)
– Hariciye Nazırlığı
Rolü: Tanzimat Fermanı'nın hazırlayıcısı; Osmanlı'nın modern uluslararası diplomasiye uyum sağlamasını sağlayan devlet adamı.
Keçecizade Fuat Paşa (1815–1869)
Görevleri:
– Sadrazam (1861–1863, 1863–1866)
– Hariciye Nazırlığı
Rolü: Reformların uygulanmasını ve merkezî idarenin güçlendirilmesini sağlayan etkili isim.
Mehmed Emin Âli Paşa (1815–1871)
Görevleri:
– 7 kez sadrazam (1852–1871 arasında farklı tarihler)
– Hariciye Nazırı
Rolü: Tanzimat'ın idari, diplomatik ve hukuki temellerini oluşturan devlet adamıdır; Paris Antlaşması görüşmelerinde etkin rol oynamıştır.
Mithat Paşa (1822–1884)
Görevleri:
– Tuna ve Bağdat valilikleri
– Sadrazam (1874–1875)
– Meşrutiyet hareketinin öncülerinden
Rolü: Vilayet Nizamnameleri'nin uygulanmasında öncü; taşra yönetimini modernleştiren uygulamalarıyla tanınır.
Ahmed Cevdet Paşa (1822–1895)
Görevleri:
– Adliye Nazırı
– Maarif Nazırı
– Tarihçi ve hukukçu
Rolü: Mecelle'nin hazırlanmasında başat isim; modern hukuk ile geleneksel yapıyı dengeleyen teorisyendir.
Balkan ve Avrupa Diplomatları
İsim bazında kitapta geniş yer almasa da, Osmanlı üzerinde etkili olan İngiliz, Fransız ve Rus büyükelçileri reform sürecinin diplomatik yönünü belirlemiştir.
D) Antlaşmalar
Kitapta incelenen başlıca antlaşmalar
Küçük Kaynarca Antlaşması (1774)
Rusya'nın Osmanlı üzerindeki nüfuzunu artırmış, 19. yüzyıl diplomatik atmosferinin öncülü olmuştur.
Hünkar İskelesi Antlaşması (1833)
Rusya ile yapılan ve Boğazlar üzerindeki siyaseti şekillendiren önemli anlaşmadır.
Paris Antlaşması (1856)
Islahat Fermanı'nın uluslararası çerçevesidir; Osmanlı Avrupa devleti olarak resmen tanınmıştır.
Berlin Antlaşması (1878)
Balkan toprak kayıplarının kesinleşmesine yol açan düzenleme.
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı – Temel Bilgiler
Kitap Adı: İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
Türü: Tarih – Osmanlı Modernleşmesi İncelemesi
Konusu: Osmanlı Devleti'nin 19. yüzyılda yaşadığı siyasi, idari, toplumsal, ekonomik ve diplomatik dönüşüm
Yazar: İlber Ortaylı
Orijinal Adı: İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
Orijinal Dil: Türkçe
İlk Yayımlanma Yılı: 1983
Sayfa Sayısı: 248–300+ (baskılara göre değişir)
Türkçe Baskılar: Türkiye'nin birçok yayınevi tarafından farklı yıllarda yayımlanmıştır
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı Ana Konuları
– Osmanlı klasik düzeninin çözülmesi
– Modernleşme arayışları
– Tanzimat ve idari dönüşüm
– Eğitim, toplum ve şehirleşme
– Ekonomik yapı
– Milliyetçilik hareketleri
– Reformların sınırları ve sonuçlar
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı İçindekiler / Bölüm Başlıkları
Birinci Baskıya Önsöz
İkinci Baskıya Önsöz
GİRİŞ
İmparatorluğun En Uzun Asrı
BİRİNCİ BÖLÜM
Alemdar, Sultan Mahmud ve Kavalalı
İKİNCİ BÖLÜM
Osmanlı Uluslarının Yeniçağı
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Osmanlı Tarihinde Bab-ı Ali Asrı
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Aydın Mutlakiyet ve Merkeziyetçi Reformlar
BEŞİNCİ BÖLÜM
Laik Hukuk ve Eğitimin Gelişmesi
ALTINCI BÖLÜM
Reformcuların Çıkmazı
YEDİNCİ BÖLÜM
Tanzimat Adamı ve Tanzimat Toplumu
SONUÇ
DİZİN
Sık Sorulan Sorular (İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı – SSS)
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı hakkında sık sorulan sorular ve cevapları.
1. İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı neyi anlatıyor?
Osmanlı'nın 19. yüzyılda geçirdiği büyük dönüşümü, reformları ve modernleşme çabalarını inceler.
2. Kitap kaç sayfadır?
Sayfa sayısı baskıya göre değişir, genellikle 248–300 sayfa arasındadır.
3. Kitap akademik mi?
Evet. Ancak dili akıcıdır ve genel okuyucu için de anlaşılır yapıdadır.
4. Tanzimat neden önemlidir?
Devletin idari, hukuki ve toplumsal yapısında köklü değişimlerin başlangıç noktası olduğu için önemlidir.
5. Kitap Osmanlı'nın çöküşünü mü anlatıyor?
Çöküşten ziyade 19. yüzyılda yaşanan dönüşümü analiz eder; bu dönüşümün sonuçlarını tartışır.
6. Eserde hangi reformlar anlatılıyor?
Tanzimat, Islahat, eğitim reformları, mali düzenlemeler ve askerî modernleşme işlenir.
7. İmparatorluğun 'en uzun' yüzyıl denmesinin nedeni nedir?
Değişim baskısının sürekli ve yoğun olması, yüzyılı olağanüstü geniş bir dönem gibi hissettirmiştir.
8. Kitapta milliyetçilik hareketleri ele alınıyor mu?
Evet. Balkanlar ve diğer bölgelerdeki hareketlerin Osmanlı'ya etkisi kapsamlı şekilde işlenir.
9. Kitap tarih öğrencileri için uygun mu?
Evet. Osmanlı modernleşmesine giriş için temel kaynaklardan biridir.
10. Ekonomik sorunlara değinilmiş mi?
Dış borçlanma, Düyûn-ı Umûmiye ve mali düzenlemeler detaylı şekilde ele alınır.
11. İlber Ortaylı bu kitapta hangi yöntemi kullanıyor?
Belge tabanlı, idari yapıyı merkeze alan analitik bir yaklaşım benimser.
12. Kitap Osmanlı padişahlarını nasıl değerlendiriyor?
Kişisel yargılardan kaçınarak dönemsel kararların bağlamını açıklamaya odaklanır.
13. 19. yüzyıl neden Osmanlı için kırılma noktasıdır?
Hem iç düzen çözüldüğü hem de dış baskıların arttığı bir dönem olduğu için.
14. Vilayet düzeni kitapta nasıl ele alınmış?
Yeni idari yapı, merkez–taşra ilişkisi ve yerel yönetimlerin gelişimi üzerinden incelenir.
15. Eser yalnızca siyasal tarih mi anlatıyor?
Hayır. Toplum, şehirleşme, eğitim, ekonomi ve diplomasi konuları da yer alır.
16. Askerî modernleşme bölümünde neler var?
Yeni ordunun kuruluşu, subay okulları ve modern savaş teknikleri anlatılır.
17. Kitap, Osmanlı–Avrupa ilişkilerini nasıl ele alıyor?
Diplomatik baskılar, antlaşmalar ve güç dengelerindeki değişimler üzerinden aktarır.
18. İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı kolay okunur mu?
Konu yoğun olmakla birlikte dil sadedir ve anlatımı akıcıdır.
19. Kitap modern Türkiye için ne ifade eder?
Cumhuriyet'in birçok kurumunun kökenini 19. yüzyıldaki modernleşme girişimlerinde arar.
20. Kitabı okumadan önce ön bilgi gerekir mi?
Temel Osmanlı tarihi bilgisi faydalı olabilir, ancak şart değildir.
Eser Üzerine Kısa Bilgi
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, Osmanlı modernleşmesi alanında temel başvuru kaynakları arasında yer alır. Dönemin idari yapısını açıklarken, reformların toplumsal ve siyasal sonuçlarını da berrak bir çerçeve içinde ele alır. Akademik çevrelerde sıkça kullanılan bu eser, modern Türkiye'nin kurumsal geçmişini anlamak isteyenler için de güvenilir bir referans niteliği taşır. Osmanlı tarihinin en kritik dönemini hem belgeler hem de düşünsel çerçeveler üzerinden inceleyen bu çalışma, tarih alanındaki yerleşik araştırmalar arasında önemli bir yere sahiptir.
İlber Ortaylı Hakkında Kısa Bilgi
İlber Ortaylı (1947–), Osmanlı ve genel Türk tarihinin önde gelen uzmanlarından biridir. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Chicago Üniversitesi'nde öğrenim görmüş, uzun yıllar çeşitli üniversitelerde idare tarihi, hukuk tarihi ve diplomasi tarihi dersleri vermiştir. Çok sayıda araştırması, makalesi ve kitabı, özellikle Osmanlı'nın modernleşme dönemine ışık tutar. Alanındaki yetkinliği, hem akademik çalışmaları hem de geniş kitlelere hitap eden anlatım gücüyle tanınır.
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı – Baskı Bilgileri
Aşağıdaki bilgiler kronolojik görünüm sağlamak amacıyla özetlenmiştir:
1983 – İlk baskı, Hill Kitabevi
1990'lar – Çeşitli ek baskılar
2000–2010 – Yenilenmiş baskılar (Türkiye'nin önde gelen yayınevleri)
2010 sonrası – Geniş okur kitlesine yönelik güncel baskılar
(Baskılara dair yıllar yayınevi politika ve edisyon güncellemelerine göre küçük değişiklikler gösterebilir.)
Diğer Kitap Özetleri - İncelemeleri de ilginizi çekebilir
Göz atmak için tıklayın
Bu sayfayı beğendiyseniz, lütfen yorum yapmayı ve çevrenizle paylaşmayı unutmayın.
Beğen ve Yorum Yap
Bu Yazının Yorumları
Şu yazılar da ilginizi çekebilir
Okuryazar- 3 hafta önce
Okuryazar- 3 hafta önce
Murat şenocak- 3 hafta önce