Elimizde taşıyabileceğimiz bir paketi alıp yürümeye başlarız. Zaman ilerledikçe, yol aldıkça paketin ağırlaştığını hissederiz. Aslında ağırlık değişmiyor ama biz daha ağır hissederiz. Kırk gün önce ahirete göçen annemin acısı artmaya devam ediyor. Gün geçtikçe hasret artıyor, yürek acısı ağırlaşıyor

Remzi Varol

Koca koca adamlar,koca koca kafalar, Hey büyüklük taslayan minicik zavallılar! Büyük değiller, hatta görünüyor içleri Cılk bir yara gibi, irinlidir kalpleri Bakıyorum sadece, ibretlik o kalplere, Unutmuş tiksinmeyi, hisler donmuş bir nehir, Acıyorum sadece, acıyorum onlara

Ne Paşa Gönüllü ol, ne de insanların verdiği unvanın olsun Paşa, Herkesin Paşa olması gerekmiyor, yeter ki sade bir hayat yaşa. Hayatın sade olmalı, karışık işlerden durmalı uzak Her kim çabalarsa çabalasın kuramaz sana tuzak.

Çözemedim şu dünyayı, çözemedim billahi Çözen var mı acep, bu muhteşem muammayı. Anlamak çözmek değil, çözüm ise anlamak Muammanın sırrı zaten, anlamadan yaşamak.

"Kendine iyi bak veya Kendine iyi davran" dileklerini çok fazla kullanan var günümüzde. Buna çok katılmadığımı söylersem hata mı etmiş olurum acaba. Halbuki bunun yerine "seni sana emanet ediyorum" demekle emanete iyi bak, senin kadar ben de emanete iyi bakılmasını isterim demek istenmiş olmuyor mu?

Gazeteci yazar merhum Aydın Engin'in "Ben Frankfurt'ta şoförken" isimli anı kitabını okudum. Almanya'yı anlattığı kadar bizi de anlatmış. Uzun yıllar gurbeti yaşamanın verdiği sıkıntıların yanı sıra Almanya'nın iyi yönlerini ve eksikliklerini ortaya koymuş. Bazen gülümsedim bazen hüzünlendim.

Remzi Varol

Biz okulu özlerdik, öğretmenimizi özlerdik ve okula dönmeyi dört gözle beklerdik. şimdi yine öyle mi diye düşünmeden edemiyorum. İlkokulu köyde tamamladım. Yaz aylarında çoğu defa çocukların yapacağı işleri yapardım. Ancak okuldan asla vazgeçmedim. Okul adeta bizim yuvamızdı. Ya şimdi?

Remzi Varol