Vur-Kaç eski bir savaş veya saldırı tekniği idi ve başarılara neden olduğu bilinmektedir. Ya bugün bu vur-kaç nasıl kullanılıyor diye sorulsa, sosyal medya denilen bu hengamede çok sık rastlanan, tekil olarak insanların yaptığı bir aldatmaca, şaşırtmaca ve yönlendirme yöntemi olarak sayılabilir.
Umudun umuda ettiğini umutsuzluk bile etmez, edemez. umut mu içinde umutsuzluk barındırır yoksa umutsuzluk mu içinde umut barındırır? Umut ve umutsuzluk zıt iki kavram gibi görünmesine rağmen bunlar iç içe biri diğerini destekleyen, biri olmazsa diğeri hiç olmayan, olamayan iki olgu. Ne dersiniz?
Bir ağaç olsaydın ne ağacı olmak isterdin diye sorsalar cevabım biraz uzun olurdu. Selvi mi olmak isterdim, uzun boyuyla, meyve ağacımı olmak isterdim insanlara faydalı olayım diye? Cevabımı hemen söylemek istemem açıkçası. Hepsinin ayrı özellikleri var, say say bitmez. Sayalım desem bu alan yetmez.
devamı Adını anmaya borçlu olarak yaşamak yerine Gül’e sarılacağım sonsuza dek, dikensiz Gül’e Doyar mı ruhum sarılmaya bilemem, Dilim susar mı adını söylemeye ilelebet
devamı Gül’e sarılacağım, kokunu içime çekerek Ta oralardan gelen kokunla uyanacağım senin uykusuzluğundan Adını anmadan, adını kimseye demeden Kokunu kucaklayacağım şöyle sıkıca Belli mi olur, burnum duymayıverirse Kollarımla duyacağım, kokuna doyamasam da Alacaklı gibi sarılacağım adına
Gül'e Sarılacağım Sana sadece bir cümle yazacaktım, Yalnızca bir satır, içinde adının olduğu Adına sarılacaktım inadına, adına Ne Leyla olacaktı ne de Aslı içinde Sen olacaktın, bir tek sen Ne Mecnunum ne de Kerem Dağları delmeye hiç niyetim yok Adına sarılacağım eğer bulabilirsem
İki sınıf insan var bu alemde. Çalışanlar ve çalışanlardan geçinenler. Çalışanlar ne kadar zayıf, ne kadar sessiz ve itaatkar ise çalışanlardan geçinenler de aksine o kadar güçlü, başları dik, hükmeden, karar veren, karar aldıran konumunda. Gerçek adalet bu mu yoksa daha adalet durağına gelmedik mi