İki sınıf insan var bu alemde. Çalışanlar ve çalışanlardan geçinenler. Çalışanlar ne kadar zayıf, ne kadar sessiz ve itaatkar ise çalışanlardan geçinenler de aksine o kadar güçlü, başları dik, hükmeden, karar veren, karar aldıran konumunda. Gerçek adalet bu mu yoksa daha adalet durağına gelmedik mi

Gönül neler neler istiyor ama ya gerçekler! Gerçekler gelip tüm hülyayı, adeta sınıftaki ders tahtasını siler gibi, silip geçiveriyor. Ah! Yok mu bunun ortası? Gerçeklikle hülyalar arası denge kurulamamız mı? Konfeksiyon elbise yerine terzinin ölçüp biçip diktiği elbise ne güzel olurdu, gönlümüzce.

Bu ay içinde yeni bir şiir kitabım ile hikaye kitabım yayımlandı. Piyasaya sunuldu. Sizlerle paylaşmak istedim.

Remzi Varol
Remzi Varol

Okumak ve sonra dolmak, dolduktan sonra taşmak. Taşmaya başlamadan nasıl yazılır, çizilir? Yazmakla her türlü sorumluluktan kurtulmuş mu oluyoruz acaba? Madden ve manen sorumluluktan kurtulmak isteyenler ne yapmalı sorusunun cevabı çok zor olmalı. Cevabı zor sorulardan hesap vermek gerek.

Dünyada en çok korktuğum insanlar riyakar olanlardır. Riya ne kadar basit, iki heceden oluşan bir kelime ama insanları ayrıştıran, kardeşleri düşman yapan, toplumu zehirleyen çok acı bir kelime. Benden uzak olmasını istesem de ne riyasız bir dünya var ne de riyakar insanların olmadığı bir toplum.

Merakımdan soruyorum. İnsanlar mı Dünyayı kirletiyor, Dünya mı insanları kirletiyor acaba? Burada kastettiğim hem maddi hem de manevi kirlilik. Kirletme beni Dünya kirletme beni, ben de seni kirletmek istemem asla. Tüm insanlık arınsa kirlerinden sonsuza kadar. Ne kadar güzel olur değil mi?

Gün geçmiyor ki trafik terörü can/lar almasın. Evet haklısınız, cezalar artırıldı ancak çözüm oldu mu? Bence hayır. Arabasında pense olmayana para cezası var, ya cana kıyanlara verilen cezalar ne kadar? Yerelde ayrı, ulusal çaptaki haberlerde ayrı ayrı bu yürek burkan haberler yer alırken çözüm ne?