Gözlerinizi, kulağınızı, kalbinizi, beyninizi, kapılarınızı, pencerelerinizi, vicdanınızı... Kapatmayın güzelliklere, umuda, sevgiye, hayal gücüne, dayanışmaya, barışmaya ve umut etmeye... Varsın dünyanın her yerinden kötülük ve acı yağsın... Siz yine de umudunuzu diri tutun. Ve hala nefes alırken,

erhan tığlı

Zengin adam pastaneden içeri girdi. Oturacak bir yer aradı. Garsonlar koşuştular, 'Hoş geldiniz efendim. Şöyle buyurun!' diye karşıladılar, oturacak yer gösterdiler. Adam onları eliyle selamlayıp, 'Ne emredersiniz? ' diye garsona, 'Bana küçük bir dilim pasta getir, yeter. Biliyorsunuz perhizdeyim. Y

BABA ile OĞUL *Çocuk koşarak babasının yanına geldi, “Baba! Baba!” diye bağırdı, “Annem yüzünü Kızılderililer gibi boyamaya başladı. Savaşa hazırlanıyor galiba. Dikkat et!” o ** *Çocuk, babasına, “Baba, kadınlar gözlerini niye boyuyorlar?” diye sordu. Babası içini çekerek konuştu, “Erkeklerin gözle

Ağlatmamalı aşk Güldürmeli yüzümüzü Gül bahçesine çevirmeli Özümüzü... Dağıtmalı kara bulutlarımızı Yeşertmeli gönlümüzü Öyle bir yerleşmeli ki benliğimize Sevinç ve neşe Üzüntü, acı girememeli içeriye Dolup taşmalıyız güzelliklerle Ondan ayırmamalıyız yönümüzü Başımızda esen sevda yeli

erhan tığlı

Bazıları aşkla hoşlanmayı karıştırıyorlar Bence yüzümüzü ve gönlümüzü güldürmüyorsa kin ve nefret ateşini söndürmüyorsa özveride bulunmuyorsa yarini kendisinden çok sevmiyorsa o aşk değil, hoşlanmadır sadece

erhan tığlı

Doğanın renklerine Havasına suyuna Çiçeğine hayranım Dostça gülmek gülüşmek Mutluluğu bölüşmek; budur benim sevgi bayrağım

erhan tığlı

çiçekli günler dilerim

Sonbahar döksede yapraklarını , içimde hep tazelenen umutlar çiçeklenir #hoşgeldinekim🍁☀️🙂

erhan tığlı