El üstünde tut sevgi ve dostluğu çevreni çiçeklerle donat olma kimsenin kölesi kulu işte budur insan olmanın en iyi en güzel yolu
Kimi parklara sığınmış, kimi evlere, Ben sığınaksızdım. Oysa iliklerime işleyen ipince Bir yağmurdu yalnızlık. Ansızın bir deprem başladı benliğimde, Çığ düştü yüreğime, Çiçeklensin diye ıssızlığım, Seni kuşandım. Kimi sarhoşluğa dadanmış, kimi yarhoşluğa, Beceremedim hiçbirini. Bir türkü tutturayım
ŞİİRİM SENSİN ÖYKÜM SEN Sensin gönlümün ikebanası aşkımın sevecen anası gül yağmuruna tutuyor yediveren bakışların özlem kokan bir şarkı oluyor güzelliğini simgeleyen sesin şiirim sensin öyküm sen benliğimi yeşertiyor güneşin
Başımız ne zaman sıkışsa hemen imdadımıza yetişir sevgi ve dostluğun eli o güzelliğin çiçeği gönlümüzün bahçesinde ve de benliğimizde yetişir
Gözlerinizi, kulağınızı, kalbinizi, beyninizi, kapılarınızı, pencerelerinizi, vicdanınızı... Kapatmayın güzelliklere, umuda, sevgiye, hayal gücüne, dayanışmaya, barışmaya ve umut etmeye... Varsın dünyanın her yerinden kötülük ve acı yağsın... Siz yine de umudunuzu diri tutun. Ve hala nefes alırken,
Zengin adam pastaneden içeri girdi. Oturacak bir yer aradı. Garsonlar koşuştular, 'Hoş geldiniz efendim. Şöyle buyurun!' diye karşıladılar, oturacak yer gösterdiler. Adam onları eliyle selamlayıp, 'Ne emredersiniz? ' diye garsona, 'Bana küçük bir dilim pasta getir, yeter. Biliyorsunuz perhizdeyim. Y
BABA ile OĞUL *Çocuk koşarak babasının yanına geldi, “Baba! Baba!” diye bağırdı, “Annem yüzünü Kızılderililer gibi boyamaya başladı. Savaşa hazırlanıyor galiba. Dikkat et!” o ** *Çocuk, babasına, “Baba, kadınlar gözlerini niye boyuyorlar?” diye sordu. Babası içini çekerek konuştu, “Erkeklerin gözle